Gönderen Konu: Drizzt Do'Urden  (Okunma sayısı 317 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 21 -
  • İleti: 754
Drizzt Do'Urden
« : Haz 09, 2011, 22:42:22 »


Drizzt Do'Urden

Irkının ve toplumunun çürümüş değerlerine ve zalim yöntemlerine baş kaldırarak doğmuş olduğu şehir olan Menzoberranzan'dan kaçmış ve yaşamının geri kalanına yer yüzünde devam etmeyi seçmiş olan bir drow'dur (kara elf). Diğer bütün kara elfler gibi bembeyaz saçlara ve simsiyah bir cilde sahiptir, ancak menekşe rengi gözleriyle diğer bütün ırkdaşlarından ayrılır.

Drizzt çift silah ile dövüşmekte ustalaşmış bir drow savaşçısıdır. Çift silah kullanımı drowlar arasında çok yaygın bir stil olmasına rağmen Drizzt bu konuda bütün ırkdaşlarının birkaç kat ötesinde bir gelişim göstermiş, dövüşteki kabiliyetini Menzoberranzan'ın büyük silah ustalarından bile öteye taşımıştır. Drizzt silah olarak palayı tercih eder. Dövüşte Parıltı (Twinkle) ve Buzölüm (Icingdeath) adlı büyülü palalarını kullanır. Favori silahı pala olsa da bir drowun kullanabileceği diğer bütün silahlarda da aynı oranda ustalaşmıştır.

Drizzt, muhteşem reflekslere ve üstün bir zekâya sahip efsanevi bir silahşördür. Palalar ile yaptığı hamleler insan gözünün takip edemeyeceği kadar hızlıdır. Bir elfin zerafeti ile dövüşürken adeta dans eder. Hem saldırı hem de savunmada olağanüstü bir mükemmelliğe sahiptir. Bu mükemmelliği kendisini yetiştirmiş olan babası Zaknafein'e borçludur. Drizzt onun yolunu izlemiş ve doğaçlama dövüşte ustalaşmıştır. Kalıplara bağlı kalmayan, esnek ve o an çarpıştığı rakibine göre değişebilen bir dövüş tarzına sahiptir. Dövüşte rakibini çok iyi analiz etmekte ve kılıçlar çarpışırken onlarca hamle sonrasını görebilmektedir. Drizzt dövüş konusunda kendisine oldukça güvenir.

Drizzt normal şartlarda oldukça barışçıl, soğukkanlı ve gereksiz dövüşlerden kaçınan birisidir. Düşman olmak yerine dost olmayı tercih eder. Palalarını ise sadece kendini savunmak veya kendini savunamayacak olan masumları savunmak için kınlarından çeker. Buna rağmen kalbinin derinliklerinde bir yerlerde, karanlık tünellerde geçirmiş olduğu sürgün yıllarının bir mirası olan soğuk, vahşi ve acımasız bir katil yatmaktadır. Drizzt, bu ikincil kişiliğine "Avcı" adını verir. Avcı, Drizzt'in öfkelendiği nadir anlarda veya yabanda çok uzun süre yalnız kalmasıyla ortaya çıkan ve kontrolü eline alan bambaşka bir kişidir. Bu içgüdünün temelinde hayatta kalmak ve tehlikeleri ortadan kaldırmak yatmaktadır. Drizzt Avcı'nın etkisi altındayken öfke ve odaklanma hislerini aynı anda yaşar. Bu hislerle dövüşürken karşı konulamayacak bir ölüm makinasına dönüşür ve kendisi de aynı oranda ölümsüzleşir. Drizzt, Avcı'nın etkisi altındayken kontrolsüz davranıp sevdiklerine de zarar vermemek için uzun yıllar bu hayvani dürtüyü kontrol altına almaya uğraşmıştır. Nihayetinde onu ancak kendi iradesiyle ortaya çıkarabileceği bir savaş tekniğine dönüştürmüştür. Drizzt'in eflatun renkli gözlerinin bu şekilde öfke veya kararlılık anlarında hararetli bir biçimde parladığı da bilinir.

Drizzt'in dövüşlerde kullandığı taktikler bunlarla sınırlı değildir. Bütün drow askerleri gibi o da Sorcere'de büyü eğitimi almıştır ve bu güçlerinden bazılarını yeryüzüne çıktıktan sonra da yitirmemiştir. Kendisi gözleri kapalı bir biçimde de mükemmel dövüşebildiği için en sık kullandığı yöntemlerden birisi, büyülü karanlık küresidir. Drizzt'in küçük bir odaklanmayla oluşturabildiği bu karanlık küre hiçbir şekilde aydınlatılamaz ve görüşü tamamen engeller. Bu sayede karanlıkta dövüşemeyecek olan rakiplerine karşı ölümcül bir üstünlük sağlar. Drizzt'in sıklıkla kullandığı bir diğer büyü ise peri ateşidir. Peri ateşi, rakiplerinin üzerini zararsız bir ışık ile kaplar. Drizzt bu sayede görmekte zorlandığı rakiplerini açıkça ortaya çıkarabilmekte, görünmezlik büyüsünün etkisini de ortadan kaldırmaktadır.

Değerli bir de yoldaşa sahiptir Drizzt Do'Urden. Yanında oniks taşından bir panter figürü taşımakta, bu figür sayesinde de Guenhwyvar adlı büyülü panteri belirli zaman aralıklarıyla Astral düzlemden yanına çağırabilmektedir. Guenhwyvar ve Drizzt uzun yıllardır birliktedir. Bu büyülü kedi Drizzt'in en büyük sırdaşıdır ve aralarındaki ilişki en derin dostluktan da ötedir. Sayısız kez birlikte savaşmışlar ve birbirlerinin hayatlarını kurtarmışlardır.

Büyülü palalarının ve oniks panter figürünün ötesinde başka büyülü eşyalara da sahiptir Drizzt Do'Urden. Bunların en bilinenlerinden birisi, zaten olağanüstü hızlı olan elleri yerine ayaklarına takmayı tercih ettiği hız bileklikleridir. Mooshie'nin kendisine armağan ettiği yay, ve üzerine giymiş olduğu örümcek ipliğinden dokunmuş olan hafif zırh da Drizzt'in değerli eşyalarından bazılarıdır.

Drizzt Do'Urden yeryüzündeki yaşamına uzun yıllardır devam etmektedir. Yeryüzüne çıktığında sıkı bir koruculuk eğitiminden geçmiş, bu sayede yeryüzü dünyasını iyi tanımış ve artık onun bir parçası olmuştur. Bir kara elf olmanın getirdiği sıkıntıları halâ yaşamakta olsa da etrafında yaratmakta olduğu korku ve endişeye her zaman gülümseyerek karşılık verir.

Drizzt Do'Urden'in Geçmişinden Kısa Bir Bölüm

Not: R.A. Salvatore'un kaleme aldığı ve serinin başlangıcı olan Anayurt, Sürgün ve Göç adlı kitaplarda geçen olaylara ilişkin bilgi içermektedir. Buradaki bilgiler Drizzt'in nereden geldiğine ve nasıl yetişmiş olduğuna dair çok kaba bir özet olup, serinin devamındaki maceralar burada anlatılmamıştır.

Buzyeli Vadisi bölgesinin binlerce metre altında bulunan drow şehri Menzoberranzan'da, asil drow evlerinden Do'Urden evinin üçüncü erkek evlâdı olarak, Do'Urden evinin kendi mevkisini yükseltebilmek için DeVir evini yok etmek üzere taarruza geçtiği gece doğmuştur. Drow geleneklerine göre bir evin üçüncü oğlu, doğumundan hemen sonra Örümcek Tanrıça Lolth'a kurban edilmek zorundadır. Drizzt kurban edilirse Do'Urden evi Örümcek Kraliçe Lolth'un takdirini kazanacak ve savaşta avantajlı duruma geçecektir. Ancak Drizzt doğduktan hemen sonra en büyük oğul olan Nalfein Do'Urden, ortanca oğul Dinin Do'Urden tarafından savaş alanında haince öldürülmüştür. Bu olay Drizzt'i ikinci oğul mevkisine yükseltmiş, Drizzt bu sayede kurban edilmenin eşiğinden dönmüştür.

Hayatının ilk yıllarında ablası Vierna Do'urden tarafından kendisine dil bilgisi ve drow toplumundaki yeri öğretilmiştir. Bu süre zarfında Do'Urden evindeki özel Lolth tapınağının hiç bitmeyen temizlik işlerini yapmakla görevlendirilmiştir. Oldukça azimli ve inatçı olduğu için kendisine verilen görevleri yorgunluktan tükenene dek yapmıştır. Bununla birlikte Drizzt, bütün drow asillerinin ortak kabiliyeti olan yerden yükselme gücünü diğer bütün drowlara kıyasla çok erken bir yaşta öğrenmiş ve ustalaşmıştır. Daha sonra ağabeyi Dinin Do'Urden, Drizzt'i himayesine almış ve ona görgü kurallarını öğretmeye çalışmıştır. Ancak Drizzt bu kuralları uygulamaya çalışırken her zaman hatalar yapmış, ağabeyi Dinin'i her seferinde kızdırmıştır. En büyük ablası Briza ona her seferinde en sıradan, sıkıcı ve kasvetli işleri vermiş, ancak pek sevmediği Drizzt'i cezalandırmaya bahane bulabilmek için zaman zaman oldukça zorlu işler verdiği de olmuştur.

Bir büyücü olan ağabeyleri Nalfein'in ölümü üzerine Do'Urden evinin Matron anası Malice, Drizzt'in bir büyücü olarak yetiştirilmesini ister. Ancak Drizzt'in babası Zaknafein onun muhteşem reflekslerine dikkat çekerek bu isteğe karşı çıkar. Zaknafein, onun da kendisi gibi bir silah ustası olmasını istemektedir. Drizzt, Zaknafein'in ısrarları üzerine bir sınava tabi tutulur. Sınavı geçmeyi başardığında, Matron Malice ikna olur.

Drizzt, Menzoberranzan'ın gelmiş geçmiş en iyi silah ustası olan babası Zaknafein'in hocalığında temel silah eğitimini almaya başlar. İçinde yaşadığı toplumun bütün unsurlarından ve de bütün drowlardan ölesiye nefret eden Zaknafein, özünde diğer drowlar gibi duygusuz ve acımasız değildir. Drizzt'i sevebilen ve ona gerçekten değer verebilen tek kişi o olmuştur. Zaknafein, Drizzt ile birlikte yaptığı antremanlardan birinde ona savuşturulması mümkün olmayan bir saldırı tekniği öğretmiştir. İnatçı Drizzt derhal bu hamleyi savuşturmanın yollarını aramaya başlamıştır, ancak bu biraz zaman alacaktır.

Drizzt kendi evinde temel silah eğitimini aldıktan sonra drow akademisi Tier Breche'ye yollanır. Buradaki ilk dokuz yılını Melee-Magthere'de (dövüş okulu) geçirir. Burada Pala silahı ile olan yakınlığı başlamış ve parlak bir öğrenci olarak şöhret kazanmıştır. Drizzt sonraki altı ayını Sorcere'de (büyücülük okulu) ve son altı ayını da Arach-Tinilith'de (Lolth öğretilerinin okulu) geçirir. Drizzt ayrıca akademideki yılları sırasında Zaknafein'in öğretmiş olduğu saldırıyı savuşturmanın bir yolunu bulmuştur.

Drizzt, akademiden mezun olmadan kısa süre önce eğitimlerinin bir parçası olarak yüzey akınına katılmıştır. Yüzey akınının amacı bir gece vakti kalabalık bir grup halinde yeryüzüne çıkarak güneş doğana kadar kan dökmektir. Bu fikir Drizzt'i çok rahatsız etse de hiç bir şeye itiraz edememiştir. Drizzt'in bağlı olduğu bölük, ormanda şarkı söyleyen masum elflere saldırmıştır ve bütün drowlar daha çok elf öldürebilmenin çabası içerisindedir. Drizzt, saldırı esnasında annesi az önce öldürülmüş olan küçük elf kızını görmüştür. Kendisini izleyen drow gözlerini fark edince küçük kıza saldırıyormuş gibi yapıp bir kılıç gösterisi sergileyerek onu yere yatırmış ve ölü süsü vererek yaşamasını sağlamıştır.

Akademiden mezun olan Drizzt, Do'Urden evine dönmüştür. Geri döndüğünde elf kızını öldürmemiş olduğu gerçeğini kendi toplumundan saklamış, soranlara da onu vahşice öldürdüğünü iddia etmiştir. Bu iddia Zaknafein'in kulağına gittiğinde, Zaknafein Drizzt'in de gözünü kan bürüdüğünü ve drowların acımasız yöntemlerine boyun eğdiğini düşünmüştür. Yeni bir ölüm makinası yaratmamak için Drizzt'i bir antreman sırasında öldürmeye karar vermiştir. Zaknafein'in aşırı saldırgan hamlelerinin karşısında canını korumaya çalışan Drizzt, bunun nedenini bir süre sonra anladığında Zaknafein'i durdurmuş ve ona gerçeği anlatmıştır. Ancak bu itiraf, bir süre sonra büyüsel yöntemlerle açığa çıkarılacaktır.

Drizzt'in elf kızının hayatını kurtarmış olduğu gerçeği öğrenildiğinde Do'Urden evi Örümcek Tanrıça Lolth'un gözünden düşer. Do'Urden evi de Lolth'un takdirini tekrar kazanabilmek için Drizzt'in babası, akıl hocası ve en yakın arkadaşı Zaknafein'i gözünü kırpmadan kurban eder. Bu olay, Drizzt'in Menzoberranzan'da yaşamakta olduğu zulmün son noktası olur ve Drizzt evden kaçarak Menzoberranzan'ı terk eder. Ancak kaçarken yalnız değildir.

Drizzt Menzoberranzan'ı terk etmeden önceki son saatleri içerisinde beklenmedik bir karşılaşma yaşamıştır. Menzoberranzan'ın mağara boşluğunda yürürken, Do'Urden evine düşman olan iki müttefik evin büyücüleri konumunda olan Alton DeVir ve Masoj Hun'ett ile karşılaşmış, laf dalaşı ile başlayan mücadelede Drizzt her iki büyücüyü de öldürmüştür. Böylece Masoj Hun'ett'e ait olan oniks kedi figürünü de cebine atmış ve daha önceden de kendisiyle tanışmış olduğu Guenhwyvar adlı büyülü panterin yeni sahibi olmuştur. Guenhwyvar, Masoj Hun'ett'ten kötü muamele görmüştür ve ikili arasında sadece sahip-hizmetkar ilişkisi olmuştur. Ancak aynısı Drizzt-Guenhwyvar ilişkisi için geçerli olmayacaktır. İkili arasındaki ilişki zamanla çok derin bir dostluğa dönüşecektir.

Drizzt, şehrinden kaçtıktan sonra on yıl boyunca Karanlıkaltı'nın dipsiz mağaralarında çok zor şartlarda yaşamaya mahkûm olmuştur. Bu on yılın tamamını soğuk, sessiz ve ışıksız bir dünyada, kendisini sürekli olarak arayan kara elflerden kaçarak ve karşılaştığı ölümcül yeraltı yaratıklarıyla boğuşup hayatta kalmaya çalışarak geçirmiştir. Güneşten korktuğu için yeryüzüne çıkamamaktadır. Adeta iki dünya arasında sıkışıp kalmıştır. Drizzt'in mahkûm olduğu bu yaşam, "Avcı"yı ortaya çıkarmıştır.

Drizzt yer altında geçirmiş olduğu on yıl içerisinde vahşileşmiş, hayatta kalabilmek için saldırgan ve son derece acımasız bir savaşçıya dönüşmek zorunda kalmıştır. İstemsizce bürünmüş olduğu bu personaya "Avcı" adını vermiştir. Avcı, Drizzt'in sevdikleri büyük tehlike altındayken veya Drizzt yabanda yalnız başına kaldığında ortaya çıkan, odaklanmanın ve öfkenin birbirine karıştığı bir trans halidir. Avcı, Drizzt'in savaştaki hünerlerini zirveye tırmandırır ve onu diyarların en tehikeli savaşçısına dönüştürür. Bu hayvani içgüdü bir keresinde kontrolünü kaybetmesine yol açmış ve Drizzt, Blingdenstone'daki masum Gnome çocuklarını incitmenin eşiğinden dönmüştür. Bu olaydan sonra Avcı üzerinde hakimiyet kurabilmek uzun yıllar uğraşmış ve nihayetinde onu istediği zaman yararlanabileceği bir savaş tekniğine dönüştürmeyi başarmıştır.

Do'Urden evinin Drizzt'e olan öfkesi öyle korkunçtur ki, onu yakalamayı bir türlü başaramayan Matron Malice, Zaknafein'i bir hortlak olarak uyandırıp Drizzt'in yakalaması için peşine bile göndermiştir. Büyüsel bir algıyla Drizzt'i bulmayı başaran şuursuz Zaknafein, öldürmek için saldırır. İnanılmaz güçlenmiştir ve kılıç darbelerinden neredeyse etkilenmemektedir. Ancak bu ölümcül dövüş sırasında ilginç bir olay yaşanmıştır. Zaknafein, kendi bilincini bir an için geri kazanmış, büyünün etkisinden sıyrılarak kendisine ne yaptıklarını Drizzt'e anlatmıştır. Oğlunu öldürmekten korkan Zaknafein, kendisini dövüştükleri yerin yakınındaki asit çukuruna fırlatır ve böylelikle kendi kendini yok eder. Zak'ın bu hareketi, başarısızlık ve utanç içerisinde kalan Do'Urden evinin yıkılmasını hazırlayan olaylar zincirini başlatmıştır.

Drizzt, yer altında yaşadığı yıllar içerisinde muhtaç olduğu dinginliği yakın dostu Guenhwyvar'da bulmuştur. İkili, Karanlıkaltı'nda geçen yıllarda duygusal anlamda çok şey paylaşmış, pek çok kez birbirlerinin hayatını kurtarmıştır. Guenhwyvar haricinde başka dostlar da edinmiştir Drizzt. Bir pech olan Clacker ve bir gnome olan Belwar bu dostlardan bazılarıdır. Drizzt pek çok kez onlarla yardımlaşmış ve maceralara koşmuştur. Belwar, Drizzt'e Gnome şehri Blingdenstone'un kapılarını açmış ve Drizzt bir süre onlarla birlikte yaşamıştır. Ancak bu birliktelik fazla uzun sürmeyecektir.

Drizzt, kendisini arayan ve peşini asla bırakmayacak olan kara elfler yüzünden yer altında asla huzur bulamayacağını bilmektedir. Varlığının başkalarına da huzursuzluk getirmesini engellemek ve Menzoberranzan'dan kaçtığı gün başlamış olan yolculuğunu bir nihayete vardırabilmek için Gnome dostlarıyla vedalaşarak Blingdenstone'dan ayrılmış ve yeryüzüne doğru yürümüştür. Akademideki yıllarında katılmış olduğu yüzey akını sırasında yeryüzü ırklarının barışçıl ırklar olduklarına şahit olmuştur ve o günden beri yeryüzüne çıkmanın hayalini kurmuştur. Lâkin Drizzt bu yolculuğun nasıl sonlanacağını bilmemekte, havadaki büyük boşlukta düzenli olarak ortaya çıkan ve kaybolan büyük ateştopunun parlak ışığından çok korkmaktadır. Drizzt, yeryüzüne tamamen yabancıdır. Ne güneşi, ne ayı, ne de yıldızları bilmektedir. Daha önce ne bir yağmur damlası, ne bir kar tanesi ne de bir bulut kümesi görmüştür. Yeryüzünün doğasında Drizzt için sır olan binlerce ayrıntı vardır, ancak Drizzt bir kez yeryüzüne çıktığında bu ayrıntılar aynı oranda ilgisini cezbedecek, Drizzt havadan nehre düşen beyaz tanelerin suya değdiği anda kaybolmalarını hayretle izleyecektir.

Tamamen yabancı olduğu yeryüzü dünyasına bir gece vakti ayak basan Drizzt, cesaretini toplayarak güneşin doğacağı anı beklemeye başlamıştır. Güneşin doğuşuna karşı durmak Drizzt için çok acı verici bir tecrübe olmuştur. Güneş onun tenini bir ateş gibi yakmış, gözlerini kör etmiştir. Bu ışık, zamanla bütün ekipmanlarını kullanılmaz hale getirecek ve en güçlü drow kabiliyetlerini elinden alacaktır. Ancak Drizzt, çıkmış olduğu mağaraya geri kaçmamış ve bu acıyı kabullenmiştir. Çünkü bu acı, aynı zamanda zaferin habercisidir. Drizzt artık yeryüzündedir. Bu Drizzt için yepyeni bir mücadelenin ve yeni zorlukların başlangıcı olacaktır, çünkü yeryüzü ırklarına göre bir drow ile bir canavarın hiç bir farkı yoktur. Yine de dostlar edinmeyi ve bu zorlu yolculuğu biraz olsun kolaylaştırmayı başarır Drizzt. Yeryüzündeki dostlarının belki de en önemlisi, görmüş geçirmiş yaşlı bir korucu olan Montolio Debrouchee olmuştur.

Montolio (ya da Mooshie) Drizzt'in bir canavar olmadığını fark etmiş ve ona sahip çıkmıştır. Montolio, bu yol yordam bilmeyen kara elf'e bir kez güvendikten sonra onu bir korucu olarak yetiştirmeye başlamış, Drizzt iki yıl sürmüş olan bu eğitimden de başarıyla mezun olmuştur. Drizzt yeryüzü, gökyüzü, doğa, coğrafya, bitkiler, hayvanlar, canavarlar ve uygar ırklar gibi konularda bildiği şeylerin çok büyük bir bölümünü bu yaşlı adama borçludur. İkili çok iyi dost olmuştur, ancak Montolio yaşlı bir adamdır. Drizzt'in hiçbir zaman unutamayacağı bu yaşlı adamı son yolculuğuna uğurlamak zorunda kalacağı gün fazla uzakta değildir. Montolio Debrouchee diyarları terk ettiğinde Drizzt de Montolio'nun Korusu'nu terk etmiş, bir süre yalnız olacağı yeni yolculuklara yelken açmıştır.

Drizzt, günümüz itibariyle uzun yıllardır Unutulmuş Diyarlar'da yürümektedir. Yeryüzüne çıktığı günden beri yaşamakta olduğu zorluklar hiç bitmemiş olsa da pek çok dost da edinmiş, bu dostlarla sayısız defa maceralara koşmuştur. Bruenor, Wulfgar, Catti-Brie ve Regis en yakın dostlarıdır. Drizzt maceraları sırasında (bunu hiçbir zaman istememiş olsa da) ölümcül bir de düşman edinir. Artemis Enteri adındaki efsanevi kiralık katilin kılıcı ve hançeri Drizzt'in palaları ile çarpışmış, diyarların en iyi iki dövüşçüsü tesadüfen karşı karşıya gelmiştir. Kendini dünyanın en iyisi olmaya adamış Artemis Entreri, kendisine denk bir dövüşçünün nefes almakta olduğu fikrini kabullenememiştir ve o günden sonra Drizzt Do'Urden'in peşini bir daha asla bırakmayacaktır.

Başa Dön
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka