Oberon

Gönderen Konu: Oberon  (Okunma sayısı 26 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 19 -
  • İleti: 690
Oberon
« : Ağu 28, 2017, 14:27:13 »
Click to see the original size.

Oberon

Fırtınalar Denizi üzerinde seyir hâlindeyken tesadüfen karşılaştıkları, bir savaş gemisi mi yoksa bir korsan gemisi mi olduğu hâlâ tartışılan esrarengiz bir gemi tarafından batırılmış olan elf gemisi Ithruen’den sağ olarak kurtarılmış birkaç elf bebeğinden birisi olarak diyarlarda emeklemeye başladı.

Henüz küçük bir bebekken, Kılıç Adası’ndaki bir balıkçıya bir fıçı balık karşılığında satıldı. Balıkçı da onu Gnora’ya gidecek olan bir geminin ihtiyar kaptanına göstererek, iki çuval tuz karşılığında bebeği takas etti. Talihsiz bebek böylece güneye kadar geldi ve gemi kaptanı tarafından Gnora’daki yaşlı bir kütüphane görevlisinin ellerine teslim edildi.

İsmi gemi kaptanı tarafından verilmiş olan Oberon’un gençlik yılları, genç elf için tam anlamıyla bir kâbustu. Oberon, Gnora’daki insanların bitmek bilmeyen koşturmacasına ve hesaplarına, kendisine yönelip duran tuhaf bakışlara, ardı arkası gelmeyen sorulara ve fısıltılara hiçbir zaman alışamadı, alışmayı da hiçbir zaman dilemedi. Bir kütüphane görevlisinin çalıntı kitaplarla dolu olan evinde bir mahkûm hayatı yaşamakta olan elf çocuğu, o cılız bedenine yapacak daha iyi bir iş verilmediği için kitaplarla haşır neşir olmayı denedi. Kendi ana dilini de bu sayede söktü. Okumaktan bunalıp da geceleri şehrin caddelerine kaçmayı denediği maceraları ise, şehir rıhtımından bütün şehre yayılan çürümüş balık, midye ve yosun kokularına dayanamayıp bir köşede kusmaya başlamasıyla son buldu.

Yaşamakta olduğu bu hayata katlanamayan talihsiz elf çocuğu, günün birinde kütüphanecinin eve getirmiş olduğu bir çuval kitabın içerisinde “Elf Batığı” adında bir kitapla tanıştı. Çocuğun merakını cezbetmiş olan bu kitapta, Anroth’lu korsanlar tarafından batırıldığı öne sürülen Ithruen adlı bir elf gemisinden ve talihsiz yolcularından bahsedilmekteydi. Okuduğu bütün cümleleri hafızasına kazıyan ve bunları kendi geçmişi ile ilişkilendirmekte büyük bir ustalık sergileyen elf Oberon, kitabı sonuna kadar okuduğunda anayurdunun Vanêra adındaki kadim elf şehri olduğunu öğrendi. Oberon bu kitaptan ilginç bir bilgi daha edindi. Metnin sonlarına doğru, Etheron Adası’nda yaşamakta olduğu herkesçe bilinen ve insanlar tarafından büyütülmüş olan sahipsiz bir elf gencinden bahsedilmekteydi. Vanêra'lılar bu çocuğun varlığını öğrenmişlerdi. Bundan yola çıkarak İç Deniz’in dört bir yanına büyücüler ve casuslar göndermiş, Ithruen’den kurtulmuş olabilecek başka sahipsiz elf çocukları olup olmadığını araştırmaya çoktan başlamışlardı.

Okuması bittiğinde kitabı sertçe kapatan ve kendi ırkına mensup bile olsa bundan böyle hiç kimsenin esareti altında yaşamamaya yemin eden Oberon, Vanêra'lı elflerin sivri kulaklarının kendisini duyamayacağı bir yere kaçmaya karar verdi. İnsan ırkının yaşayışına uyum sağlayamamıştı, ama insanlar arasında yaşadığı yıllardan ve öğrenmiş olduğu insana özgü düşünce biçiminden sonra elflere uyum sağlayabileceğinden de şüpheliydi Oberon. Bir gece vakti kütüphanecinin evinden sessizce ayrıldı ve Gnora limanına indi. İğrenç kokuya rağmen gemilere kadar yaklaşmayı başardı. Escova’ya veya Shaumrin’e giden bir gemi sordu. Oberon, birkaç hafta sonunda güney ufuklarında Escova’nın rengârenk kubbelerini görecek, ve Escova rıhtımına ayak bastığı anda kâbusu sona erecekti.

Escova'da kendini daha rahat hisseden ve burada türlü işlerde çalışıp para kazanmaya başlayan Oberon, ilerleyen yıllar içerisinde şehirdeki kontaklarını derinleştirdi. Biraz da şans eseri olarak, yolu Escova Hırsızlar Loncası ile kesişmişti. Bunu bir fırsat olarak kullanan elf onlar için çalışmaya başladı. Hem güce hem de bilgiye duyduğu açlıkla küçücük adımlar atarak, uzun yıllar sonunda konumunu yükseltti. Escova’da muhafaza ettiği önemli bir servetin de sahibi oldu.

Günümüzden iki yıl evvel, Lonca bünyesine girdikten sonra gizlice çalışmaya başladığı ve bu kadar yükselebilmesini mümkün kılmış olan büyücülük uygulamalarının açığa çıkması yüzünden, Meclis kararıyla Ateş Denizi’ne sürgün edildi. Onu kaderinden Hırsızlar Loncası bile kurtaramadı.

Mutlak bir ölüme doğru çıplak ayakla yürümüş ve Escova ufuklarında kaybolmuş olan Oberon'dan yıllardır haber alınamamaktadır. Eşi dostu olmadığı için muhtemel ölümü kimse tarafından fark edilmemiştir. Çölde dolaşan bazı tekinsiz adamlar ise, çölün ortasında tariflere uyan bir elfin saklandığını bildirmişlerdir.

Başa Dön
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka