Gönderen Konu: Azair of Zaur  (Okunma sayısı 81 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Azair of Zaur
« : Nis 23, 2015, 13:32:04 »
Click to see the original size.

Azair of Zaur

Kızıl pelerinli Azair, Daerust'un kuzeyindeki tepelere saklanmış küçük ve gölgelik bir vadi olan Delmor'da, göçebe bir çöl kabilesi olan Askelan'ların bir ferdi olarak doğdu. İhtiyar babası Zaur'dan avcılığı öğrendi. Kabile için çok önemli olan bu mesleği, büyük kardeşleri Angar ve Kamar birlikte ergenlik yılları boyunca sürdürdü. Azair, bu kalabalık ailenin içerisinde 1478 yılına kadar hür ve mutlu bir hayat yaşadı.

Yeşil ağaçlarla ve serin sularla çevrili bu küçük ve gizli mutluluk hikâyesi, 1478 yılında yolunu şaşırmış, açlıktan gözü dönmüş ve öfkeden kudurmuş bir grup çöl akıncısı Delmor'a gelinceye kadar sürebildi.

Savaşmayı seçen ve yaklaşık elli kadar çöl akıncısına karşı direnmeye çalışan Askelan'lar bir bir Delmor'un gölgeli toprağına düşerken, hâlâ genç olan ve savaş tecrübesi olmayan bazı erkekler, Askelan kadınlarını ve çocuklarını Delmor'dan çıkarmak ve güvenli bir yere ulaştırmakla görevlendiridi. Bu gençlerden birisi olan Azair; peşinde bir grup kadın, çocuk ve yaşlı ile beraber, kederli ve çaresiz bir biçimde Escova'nın kurak toprakları üzerinde yürüdü. Aç, susuz ve bir o kadar da sessiz yürüyüşün ikinci gününde, Kalzath Kalesi surları ufukta göründü. Güneşten gözleri kör olmuş olan Azair, buraya sığınma kararı verdi. Yoldaşları ile birlikte Kalzath Kalesi kapılarına tırmanırken, Delmor'a saldırmış olan akıncıların küçük bir kolu tarafından takip edildiğini, ve çıkmaz bir yola girmekte olduğunu bilmiyordu.

Kaleye sığındıkları günün gecesi boyunca, dinlenmeye çalışan yoldaşlarının uzağında, bir sur yıkıntısının kenarında gözlerini batı ufuklarına çevirmiş bir biçimde, geride kalanlar için gözyaşı döktü. Uyumuyor olması, ve batıyı gözlüyor olması, hem kendisinin, hem de yoldaşlarının hayatını kurtaran şey oldu.

Askelan'lıların peşini bırakmamış olan bir avuç akıncı sabahın erken saatlerinde Kalzath Kalesi'ne doğru tırmanırken, kale kapısına tuzak kurmuş olan Azair de iki elinde tuttuğu koca bir mızrakla onları beklemekteydi.

Azair'in, o gecenin sabahında akıncılardan altı tanesini öldürerek savunmayı başarmış olduğu bu harabe, genç avcı bunu bilmiyor olsa da, Vythica Muhafızları'nın gizli silahlığı, cephaneliği ve acil durumlarda kullandıkları buluşma yeriydi.

Bölgede görev yapan ve kalenin etrafındaki hareketlenmeyi sabahın erken saatlerinde fark etmiş olan kızıl pelerinliler, kaledeki kavga patlak vermeden evvel oraya doğru yola çıkmışlardı. Şafağın sökmesine yakın bir saatte, Azair'in gazabından kurtulmaya çalışan iki yaralı akıncı ile karşılaşarak onları yakaladılar. Sonra da hızla kaleye tırmandılar. Kalenin avlusuna vardıklarında; ölümcül yaralar almış ve hiddetten çılgına dönmüş olan Azair'i, kendilerine mızrak doğrultup tehdit ederken buldular. Kızıl pelerinliler onu sakinleştirmeyi başardılar ve adamın aldığı ciddi yaralara pansuman yaptılar.

Azair ve yoldaşları, o sabah yardıma koşan Vythica Muhafızları sayesinde tehlike ortamından kurtuldu. Takip eden günlerde kalabalık bir muhafız kadrosu tarafından Escova'ya, Kızıl Salon'a getirildiler. Kalzath Kalesi'nde yaşananları duyan Kızıl Salon heyeti, başta Azair olmak üzere bütün Askelan'ların güvenliğini sağladı. Bu kahramanlığı (ve aynı zamanda da perişanlığı) duyan Iadon Tapınağı, Rahip Valynard'ın başı çektiği bir yardım ekibi ile Kızıl Salon'a gelerek Askelan'ları selamladı. Onların yaralarını sardı, hastalıklarını iyi etti.
 
Azair; yaraları tamamen tedavi edilip, kaybettiği aile ve kabile fertleri için tuttuğu yas günleri sona erdikten sonra, daha önce hiç yapılmamış özel bir seremoni ile Kızıl Pelerin Muhafız Birliği'ne davet edildi. Eski mutlu hayatına geri dönme şansı kalmamış olan, daha doğrusu geçmişin gölgesinde kalmaktan korkan genç avcı, yeni bir başlangıç yapabilmek için yoldaşları ile yollarını dostça ayırma kararı alarak, birliğin bu teklifini kabul etti.

Azair, 1479 yılından bu yana resmi olarak kızıl pelerin giymektedir. Kalzath Kalesi'ndeki gizli silahlığın ve karargâhın seçilmiş ve tek muhafızıdır. Görev yerinin uzaklığından dolayı Escova surları içerisindeki bazı meslektaşları tarafından pek tanınmıyor (ve umursanmıyor) olsa da, onun geçmişini bilenler ona büyük bir saygı ve şefkat duymaktadır. Azair 1483 yılında Kalzath Kalesi'nde yaptığı savunma ile bir kahraman olduğunu göstermiş, aynı zamanda birliğe de büyük bir hizmette bulunmuştur. Vythica Muhafızları onun bu başarısını kaleme alarak, yazılı düsturları içerisindeki küçük bir bölümde yer vermişlerdir.

Başa Dön
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka