Gönderen Konu: Oyun Akışı  (Okunma sayısı 6519 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Oyun Akışı
« : Kas 06, 2017, 11:57:18 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Dağ Evi

Thand-Kaldia yolundan ayrılıp da kuzeye doğru yükselen tepelere tırmanmaya başlayalı bir gün oldu. Günün sabahında rastladığınız ipuçlarını takip ederek ulaştığınız terk edilmiş bir dağ evinde, biraz olsun ısınmaya ve yolculuğunuzun şu ana kadar geride bırakmış olduğunuz kısmını düşünmeye fırsatınız oluyor.

Kasaba yolu üzerindeki korulukta, yerini Inilius'un bildiği buluşma noktasında yarı-elf Nindrol ve yoldaşı Jens ile dün sabah bir araya gelmiştiniz. Bu yoldaşın normalde Merric adlı bir buçukluk olması gerekiyordu, ama yarı-elfin yanında gördüğünüz kişi tipik bir kuzeyli insandı. Nindrol pek keyifli görünmüyordu ve bu konuyu tartışmaktan kaçınmıştı. Yanınızda taşıdığınız mahfazayı onlara teslim ederek, kendi yolunuza gitmek için ayrılmaya hazırlanmıştınız. Sizin nereye gittiğinizi bilmiyorlardı ve bu konuda soru da sormamışlardı.

Civardaki tehlikeleri sizden daha iyi bilen Jens, siz onlardan ayrılmadan önce bazı ikazlarda bulunmuştu. Bölgedeki mağaraları ve dağ kulübelerini mesken tutmuş olan haydutlardan, kanunsuzlara göz açtırmayan yaban muhafızlarından, derin vadilerde gizlenen goblinlerden ve bu mevsimde geceleri havanın çok soğuk olacağından bahsetmişti.

Görüşmeniz beş dakikadan fazla sürmemişti. Kısa bir vedalaşmadan sonra Nindrol ve Jens yollarına kuzeydoğu yönünde devam ederken, siz de koruluğun gölgesinden çıkmamaya çalışarak en yakınınızdaki tepenin arkasına dolanmış, buradaki ince ve korunaklı yollardan hafif bir tırmanışa geçmiştiniz.

Ziyaret ettiğiniz dağ evi, iki tarafı da karlı tepelerle çevrili olan küçük bir dağ yolu üzerinde bulunuyor. Buraya Thand-Kaldia yolunu yüksekten gören sırtları aşarak ve vadilerin içlerindeki dağ patikalarından geçerek ulaştınız. Dün geceyi bir mağarada, küçük bir ateşin başında geçirmiştiniz. Bugünkü yolculuğunuzun ortalarında da bu eve rast geldiniz. Hem bu yeni mekânı keşfetmek, hem de biraz dinlenmek için kısa süreliğine durmuş bulunuyorsunuz.

Bu eski ve bakımsız yere pek gelenin gidenin olmadığı anlaşılıyor. Ama bu, evin kullanışsız veya korunaksız olduğu anlamına gelmiyor. Sağlam bir çatının altında, hâlâ ayakta olan duvar ve kapıların ardındasınız. Evin bakımsız olan kısımları daha çok içeriyi donatan unsurlar. Pencere ve camlar kırık, mobilyaların çoğu hasar görmüş ve ortalığa dağılmış durumda. Evin salonunda, bakınca pek de bir şey ifade etmeyen kap, kacak, iplik, bıçak, bez veya çuval gibi, çoğunluğu tozlar altında kalmış ve eskimiş olan bazı eşyalar göze çarpıyor. Odanın bir kenarında asılı eski püskü bir kürk de var.

RopeKnifeFur CoatSack

Molanızı bitirmeye karar verdiğiniz zaman, yolculuğunuz dağ evinin önündeki patikadan yükseklere doğru devam edecek.


Gizli 2d9+3 : 3, 8 + 3, toplam sonuç 14

Gizli 2d9 : 5, 6, toplam sonuç 11


Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #1 : Kas 10, 2017, 10:48:04 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Dağ Evi

Inilius: Gözlerin güneye bakan pencerede, manzaradaki uzak bir noktada bir hareket yakalıyor. Gördüğün şeyin ne olduğunu anlayabilmek için pencereye hafifçe yaklaştığında, uzaktaki birkaç ağacın ortasında yere çömelmiş olan birini görüyorsun. O taraftaki karların üzerini ve çevreyi inceliyor. Orası, sizin de buraya varmak için bir süre önce geçtiğiniz hat.

Onu yalnızca bir an için görüyorsun. Adam dağ evinden tarafa kaçamak bir bakış attıktan sonra, kar-kaya yığınlarının ve ağaçların oluşturduğu bir örtünün ardına geçiyor ve görüşünüzden tamamen kayboluyor. Hislerin bunun sizden uzaklaşmak için değil, gizlenmek için yapılan bir hareket olduğundan emin.

Eğer gözlerin (ve havadaki kar tanecikleri) seni yanıltmıyorsa, silahlı ve zırhlı bir adamdı.

Gizli 2d9+2 : 6, 1 + 2, toplam sonuç 9

Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Aramil

  • Planewalker
  • - 5 -
  • İleti: 113
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #2 : Kas 10, 2017, 11:45:59 »
Zırhlı adam gözden kaybolunca Inilius'un içini bir korku kapladı ve,

"Böyle bir şey olacağını biliyordum." diye sessizce mırıldandı.

Zira hayatında olaysız bir zaman geçirdiğini hatırlamıyordu. Kaçmak veya sıvışmak için pek fazla zamanları yoktu. Zaten kaçsalar bile bu karda izlerini çok rahat takip edebilirlerdi. Edebilir-LER-di, çünkü zırhlı adamın yanlız olmadığını da tahmin edebiliyordu. Muhtemelen şu an ekibini toplamaya, işaretler vererek onları çağırmaya çalışıyordu. Zamanlarının çok az olduğunu bilen Inilius hızla Doderic'in yanına gitti ve yüksek biçimde fısıldayarak;

"Doderic! Dışarda birileri var, bizi buldular. Muhtemelen birkaç kişiler. Hemen ayrılmalıyız."
How shall we leave the lost road,
Time's getting short so follow me,
A leader's task so clearly,
To find a path out of the dark

Inilius Narteroth

ZulkhiR

  • Planewalker
  • - 8 -
  • İleti: 189
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #3 : Kas 10, 2017, 11:56:36 »
Inilius'un söylediklerinden bir şey anlamadım fakat işlerin ters gittiğini anladım.

Ellerimi iki yana açarak "Ne demek istiyorsun?" gibi hareketlerle, anlatmasını istedim.



DM: Sahneyi Aramil > Zulkhir sırasında birer tur daha devam ettirebilirsiniz.
The Professional
Doderic Cotton

Aramil

  • Planewalker
  • - 5 -
  • İleti: 113
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #4 : Kas 10, 2017, 12:55:36 »
Inilius, derin bir nefes aldı. Heyecandan ve biraz da korktuğu için Doderic ile aynı dili konuşmadıklarını hatırladı! Eliyle dışarıyı işaret etti, iki ve üç sayılarını gösterdi ve belirsiz anlamına gelen bir mimik yapmaya çalıştı ancak pek de beceremediğinin farkındaydı. Sonra parmaklarıyla havada yürüme işareti yaparken, diğer elini yatay bir şekilde alnına koyup gözlerini kıstı ve kafasını yavaşça sağa ve sola, bir şeyleri arıyormuşçasına çevirdi. Takip edildiklerini tasvir etmeye çalıştıktan sonra hızlıca odaya göz gezdirdi.

Kulubenin köşesinde duran, daha önceden hazırlamış olduğu, içerisinde eski bir halat olan çuvalı aldı. O esnada bir kaç döküntünün altında ufak bir parıltı sezdi. Bir bıçak ve kürk bir palto. Başka bir zaman olsa bunları bulduğuna ve satıp bir kaç kuruş kazanacağına sevinirdi ancak şimdi bu düşüncelerden çok uzaktı. Zaman azalıyordu.

Bıçak ve paltoyu kaptığı gibi Doderic'in yanına gitti ve eşyaları kucağına bıraktı. Bir eliyle Doderic'in sol kolunu sıkıca kavradı ve kapıya doğru yöneldi.

"Gidiyoruz!"
How shall we leave the lost road,
Time's getting short so follow me,
A leader's task so clearly,
To find a path out of the dark

Inilius Narteroth

ZulkhiR

  • Planewalker
  • - 8 -
  • İleti: 189
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #5 : Kas 10, 2017, 13:20:25 »
Inilius'un yaptığı hareketleri dikkatle takip edip ne demek istediğini anlamıştım. Yaklaşan birkaç kişi vardı ve buradan gitmemiz gerekiyordu. Aslında gitmek yerine burada saklanıp, gelenleri karşılayıp burada işlerini bitirebilirdik, fakat imkanlarımız azdı ve tedirgin olmuştum. Ne var ki, dışarıda da izlerimiz kolay sürülecekti. El hareketleriyle, burada kalıp onları haklamayı teklif edecektim ki ıvır zıvırcının sözleri aklıma geldi:

''Yolun ondan sonrasına Inilius karar verecek''.

Hemen vazgeçip, el hareketleriyle:

''Patron sensin, gidelim.''
The Professional
Doderic Cotton

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #6 : Kas 13, 2017, 10:24:32 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Dağ Yolu, 14:00

El işaretleriyle anlaştığınız birkaç saniyenin ardından, dağ evinden ayrılmaya karar verdiniz. Inilius evin içindeki birkaç parça eşyayı hızla toparlıyor. Evin ön kapısından çıkmak, sizi takip eden (veya bir ihtimalle şu anda evi gözetleyen) yaban muhafızının işini kolaylaştırırdı. Bu yüzden evin arka tarafında bulunan ve kör sırtlara bakan pencereden çıkıyorsunuz. Eninde sonunda ana tırmanış patikasına geri dönmek durumundasınız, eğer devam etmek istiyorsanız şimdilik başka seçeneğiniz yok. Lâkin, kesin olmasa da, tepeleri örten kayaları, kar kümelerini ve seyrek ağaç gövdelerini kullanarak bu patikaya daha yukarılardaki bir noktadan fark edilmeden çıkma şansınız mevcut. Bunu başarırsanız biraz zaman kazanmanız mümkün. Bu konuda elinizden geleni yaparak tırmanış hattına geri dönüyorsunuz.

Gizli 2d9+3 : 7, 5 + 3, toplam sonuç 15

Gizli 2d9 : 7, 7, toplam sonuç 14

Hemen ardından sizin için hızlı ve yorucu bir tırmanış başlıyor. Patika, karlı sırtların üzerinde gelişigüzel serpişmiş kayaların ve uçurumların kenarından kıvrıla kıvrıla yükseliyor ve belirli bir noktadan sonra sağa doğru kıvrılarak yön değiştirmeye başlıyor. Bu sebeple, dağ evinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra aşağı tarafları, yani dağ evini ve oraya doğru yükselen patikaları iyi görememeye başlıyorsunuz.

Bu noktaya ulaşana kadar düzenli bir şekilde geriye doğru bakmış, takipteki muhafızın (veya muhafızların) durumunu görmeye çalışmıştınız. Lâkin korunaklı kulübeye giren, çevresinde dolaşan veya tırmanmakta olduğunuz bu son dağ yolunda peşinize düşmüş olan hiç kimseyi görmemiştiniz.

Karlı ve taşlı yürüyüş hattını bir süre daha takip ederek, tepesinde büyük kayaların ve yüksek ağaçların bulunduğu bir sırta ulaşıyorsunuz. Şimdi tam karşınızda, Kaldia'nın kuzeyine doğru uzanan dağ sıralarının bir manzarası var. Burası, sahip olduğu yükseklik ve panoramik görüntü sayesinde yön tayin etmek ve çevrede olup bitenlerden haberdar olmak için gayet uygun bir nokta. Yolun buradan sonrası, sizi sırtın arka tarafından rahat bir biçimde aşağılara indiriyor, zaman zaman da küçük düzlüklerden geçiriyor. Ne var ki, bu rahatlama yalnızca karşınızdaki duvar misali dağlara yeniden tırmanmaya başlayana kadar sürecek.

Gizli 2d9+3 : 5, 2 + 3, toplam sonuç 10

Gizli 2d9 : 2, 6, toplam sonuç 8


DM: Anlatımım bir iletiyle daha devam edecek.


Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #7 : Kas 13, 2017, 12:28:49 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Dağ Yolu, 15:00

Inilius: Üzerinde bulunduğunuz sırtın tam sağınıza doğru devam eden kısmının devamında bir mağara keşfediyorsun. Manzaranın içine gizlenmiş bu detay, dikkatli olmayan gözler tarafından fark edilmeyebilir. Küçük bir girişi var ve uzaktan bakınca korunaklı görünüyor. Lâkin oraya doğru giden doğru düzgün bir yol yok. Kayalık ve karlı sırtın üzeri boyunca yürüyerek, küçük bir tırmanış noktasını[1] ve kayıp düşme tehlikesinin olduğu başka bir sarp noktayı[2] geçmek gerek. Mağara yolunuzun üzerinde değil. Oraya gitmek-gelmek, sizi ana yol hattınızdan sağ tarafa doğru çıkarır.

Manzaranın diğer kanadında, yani solunuzdan ileriye doğru uzanan ve bir uçurumla noktalanan sırtın en ucunda, kendisi de çevresi gibi bakımlı görünen başka bir kulübe gözünüze ilişiyor. Bacasından tüten dumana bakılırsa, içeride yaşayan birileri de var. Oraya gidip gelmek mağaraya gidip gelmekten daha kolay görünüyor. Yine de kulübeye uzanan yol pek kısa sayılmaz. Tepelerin üzerinden koca bir tur atmanız gerekiyor.

Eğer buralarda oyalanmadan Riag Verhaal yolunda hızlı bir biçimde aşama kaydetmek istiyorsanız, tam önünüzden aşağıya doğru uzanan dağ yolunu takip etmeniz yeterli olacak.


DM: Rotanızı tayin ederek ne yapacağınıza karar verene kadar, oyunu kendi aranızda sürdürebilirsiniz. Oynama sırasını takip etmeseniz de olur. Gideceğiniz yöne karar verdiğinizde, oyunu ben devralacağım.
 1. Athletics
 2. Survival
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

ZulkhiR

  • Planewalker
  • - 8 -
  • İleti: 189
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #8 : Kas 13, 2017, 16:25:19 »
Şu an şöminenin başında ayaklarımı uzatmış, şarabımı doldurmuş, pipomu yakmış, ganimetimi hesaplamak vardı...
Aklımdan geçenler bunlardı, fakat soğuk hava bir anda dikkatimi dağıttı. Ne işi vardı benim gibi bir buçukluğun buralarda?

Inilius'a ellerimi açıyorum. Önce kendimi sonra onu göstererek elimin üstüne yatarak yorulduğumu ve ellerimi iki omzuma dolayarak üşüdüğümü anlatmaya çalışıyorum. Dinlenmek istediğimi söylemeye çalışıyorum.
The Professional
Doderic Cotton

Aramil

  • Planewalker
  • - 5 -
  • İleti: 113
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #9 : Kas 14, 2017, 14:15:50 »
Zorlu bir tırmanışın ve tedirgin, uzunca bir yürüyüşün ardından yüksek bir tepeye ulaşmışlardı. Inilius için bu gerçekten yorucu bir tempoydu ve daha ne kadar bu hızda devam edebileceğini kestiremiyordu. Şu an için tek odaklandığı şey nefesini düzenlemekti ancak bunda da pek başarılı olduğu söylenemezdi. Sırtındaki çantayı yere bıraktı ve yüzü geldikleri yola dönük olacak şekilde bir kayaya yaslanarak oturdu. Ne kadar hızlı yol alsalar da, karda bıraktıkları izler yüzünden sürekli olarak takip edileceklerini biliyordu.

Bu sırada Doderic, Inilius'a bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Ufak adam da yorulmuştu ve bunun için yeteri kadar sebebi vardı. Inilius başıyla onayladı ve sonra ayağa kalktı. Eliyle sağ taraftaki mağarayı işaret etti. Sonra kar üzerinde bir kaç adım attı ve çıkan izleri Doderic'e gösterdi. Eliyle kulubede yaptığı takip işaretini tekrarladı ve bu durumun olumsuz olacağını belirtecek şekilde baş parmağını yere doğru çevirdi.

Ardından eliyle mağaraya giden yolu Doderic'e gösterdi. Oraya giden düzgün bir yol yoktu ve yolun neredeyse tamamı kayalıklardan oluşuyordu. Böyle bir güzergahta izlerini kaybettirmeleri mümkün olabilirdi. Elf, ayağıyla yaslandığı kayalığın üzerine bastı ve ayağını çekip iz bırakmadığını göstermeye çalıştı.

Sonrasında Doderic'in anlayıp anlamadığını görmek ve yüz yüze gelebilmek için biraz eğildi. Hatta neredeyse çömelir vaziyette gözlerinin içine bakarak;

"Ne olur anlamış ol !" dedi bitkin bir yüz ifadesiyle.
How shall we leave the lost road,
Time's getting short so follow me,
A leader's task so clearly,
To find a path out of the dark

Inilius Narteroth

ZulkhiR

  • Planewalker
  • - 8 -
  • İleti: 189
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #10 : Kas 14, 2017, 15:35:22 »
Küçük bacaklarım bu kadar kar ve soğukta böyle bir tırmanış yapmak için pek uygun değiller. Ben bir buçukluğum, yaşam tarzım bu değil aslında. Lâkin mecbur bırakıldım. Biz buçukluklar küçük olabiliriz, ama  yaptığımız işler her zaman büyük olmuştur.

Sivri kulak yine bir şeyler anlatmaya başladı. Ne olurdu ki aynı dili konuşsaydık? Hem rahat iletişim kurardık, hem de onu daha iyi tanıyabilir, belki de çok yakın bir dost kazanırdım. Bu şekilde bu yolculuk daha da zor geçiyor. Anlatmaya çalıştıklarından tek anladığım, ileride gösterdiği mağarada dinlenebileceğimizdi. Yanlış anlamadıysam "Kayalardan gidelim" demek istiyor bu sivri kulak. İz bırakmamak için doğru bir yol.

Ellerimle önce mağarayı, sonra da kendimi ve onu gösterip iki elimin iki parmaklarıyla peş peşe giden iki adamı işaret ederek onu takip edeceğimi anlatmaya çalıştım. Umarım kayalardan aşağıya yuvarlanmadan mağaraya varıp biraz dinlenebiliriz.
The Professional
Doderic Cotton

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #11 : Kas 14, 2017, 16:46:28 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Sırt Yürüyüşü, 15:30

Inilius'un gözünden kaçmayan mağara girişine doğru, kayalık sırtın üzerinde yürümeye başlıyorsunuz. İzleyeceğiniz hattın bazı kısımlarında hafif buzlanma, yer yer de kar birikintileri mevcut. Birilerinin sizi azimle takip etmesi hâlinde izinizi kaybettirmeniz bu hat üzerinde de mümkün olmayabilir, ama şansınızın daha yüksek olacağı bariz.

Koca bir kayalık basamağı andıran tırmanış noktasına çok geçmeden ulaşıyorsunuz. Çevresinden dolanma şansınız yok. Sizi yukarıya çıkarabilecek başka bir rota da görünmüyor. Bu doğrultuda, tırmanılabilecek en uygun noktanın dibine kadar geliyorsunuz. Kayalar keskin, karanlık ve buz gibi soğuk. Bu engelin hayatî bir risk oluşturduğu söylenemez, ama tırmanışta bocalarsanız size vakit kaybettirebilir.

Inilius: Halat sende. Doderic senden daha hafif olduğu için, senin onu yukarı çekme şansın daha yüksek olacak. Bu yüzden tırmanış önceliği de sende.

Kaya Duvar (Athletics 8)

Inilius tırmanıyor 2d9 : 7, 4, toplam sonuç 11



DM: Devam edeceğim.
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #12 : Kas 14, 2017, 16:57:45 »
Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Sırt Yürüyüşü, 15:35

Inilius: Sen tırmanmaya başladığında rüzgâr öyle kuvvetli esmeye başlıyor ki, kürkten giysilerin ve saçların ona boyun eğiyor ama sen eğmiyorsun. Kendini yukarıya çekerek yukarıya çıkman sandığından daha kolay gerçekleşiyor.

Doderic: Yarı-elf yoldaşın, kaya duvarın çıkıntılarına tutunup kendini becerikli hamlelerle yukarı çektikten sonra aşağıya doğru eski bir halat sarkıtıyor. Yanlış hatırlamıyorsan bu halat, siz dağ evinden ayrılırken yarı-elfin hızla toparladığı birkaç eşyadan birisi olmalı. Yol arkadaşının yardımıyla yükseklere çıkman daha kolay olacak.

Kaya Duvar (Athletics 8)

Doderic tırmanıyor 2d9^1 : 4, 4, toplam sonuç 8



DM: Devam edeceğim.
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #13 : Kas 14, 2017, 20:37:19 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Sırt Yürüyüşü, 15:40

Kaya yükseltiye tırmandıktan sonra mağara ile aranızda yalnızca kısa bir yürüyüş yolu kalıyor. Büyük oranda karlı olan bu yolu geçmek ilk bakışta kolay görünüyor, ama altınızda uzanan zemin mağaraya yaklaşıldıkça daralarak, en sonunda sol tarafı uçurum olan ince ve kaygan bir patikaya dönüşüyor. Sadece birkaç adım uzunluğunda olan bu patikayı geçer geçmez kendinizi mağarada bulacaksınız. Lâkin, önce onu geçmeniz gerek.

Rüzgâr etkisini zaman zaman artırıyor, bazen de durularak sizi mutlak bir sessizlikte bırakıyor. Bir yerlerden, çok uzak olması gereken bir yerlerden derin ve ağır bir gümbürtü kopuyor. Kulağınıza çalınan bu cılız ses, yüksek ihtimalle düşmekte olan bir çığa ya da kırılan buz parçalarına ait. Bu tehlike her neredeyse, siz ona oldukça uzak sayılırsınız.

Yine de, birkaç saniye önce aşağılardan bir yerden gelen bir düdük sesi sizin için tehlike anlamına geliyor olabilir. Bu yeni gelişme doğrultusunda adımlarınızı hızlandırıyorsunuz.

Kaygan Patika (Survival 7)

Doderic patikada ilerliyor 2d9 : 5, 2, toplam sonuç 7

Inilius patikada ilerliyor 2d9 : 8, 3, toplam sonuç 11



DM: Devam edeceğim.
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #14 : Kas 15, 2017, 09:53:07 »


Nyst 3, 1290, Muldaran Tepeleri, Gizli Mağara, 15:45

Kaygan patika üzerinde dikkatli adımlar atarak ilerlediniz. Doderic'in geçişi sırasında, onun minik ayaklarına yakın bir noktada bulunan büyük bir buz kütlesi de kayalardan kopmaya karar vererek aşağılara, sivri kayaların üzerine düşüyor ve onlarca parçaya ayrılıyor. Bu durum, yarattığı anlık gerilim haricinde sizin için bir tehlike veya engel oluşturmadı. Patikanın karşı tarafına, mağaranın gölgesine doğru çabucak geçiyorsunuz.

Mağaranın içine doğru ilerledikçe ürkütücü ıslıklar çalan rüzgârdan ve püsküren karlardan uzaklaşıyor, kendinizi uğultu mu sessizlik mi olduğunu anlayamadığınız bir boşluğun kucağında buluyorsunuz. Toprağın, kayaların ve köklerin kokuları burnunuza doluyor. Başlarda her şey çok karanlık geliyor, ama mağaranın biraz içerisinde yanmakta olan ateşlerin de yardımıyla, gözleriniz çabuk alışıyor.

Evet, mağarada ateşler yanıyor (!). Üstelik, içeride birisi var.

Ateşlerin arka tarafında, bir kayanın üzerinde oturan, omzunda eski ve geniş bir kılıç taşımakta olan birini görüyorsunuz. Tıknaz vücuduna, boğum boğum kaslarına ve gür sakalına bakılırsa bu bir demirduvar cücesi. Derin ve hırıltılı soluk alıp verişleri, bitkinlik veya umutsuzluk olabilecek bir tavrın ipucunu veriyor. Cücenin kılıcı taşıma biçimi tehditkâr olmaktan ziyade tedbirli. Cüce yerinden kıpırdayacak gibi durmuyor.

Mağaranın başka bir köşesinde, yerde kocaman ve karanlık bir kütle var. Hareketsiz olmasına rağmen bakınca tehlike hissi uyandıran bir kütle... Loş bir köşede durmasına rağmen renk tonundaki fark nedeniyle hemen göze çarpıyor. Dev bir örümceğin tüylü, ürkünç ve çoktan ölmüş bedeni bu. Yakınlarında bir yerlerde, aynı oranda ölmüş ve bir süre önce bu dünyadan solup gitmiş olan bir insanın bedeni uzanıyor.

Gördükleriniz, karşıdan size bakmakta olan cücenin neden bitkin ve solgun göründüğünü açıklıyor. Ölümcül bir savaştan sağ çıktığı belli. Darbe almış ve büyük ihtimalle zehirlenmiş ama hâlâ nefes alıyor. Ne yazık ki yoldaşı onun kadar dayanamamış. Eşyaları sağa sola dağılmış olan adam için artık hiç umut yok.

Hunting KnifeHide ArmorOld LongbowArrows x5Gold x7

Mağaranın içerisinde hava temiz. İçeriye giriş istikametinizi dik kesen açılarla, sağdan veya soldan gelebilen taze hava akımları mevcut. Dinlenmek için ideal bir yer.


DM: Merl Gorgar'ın gruba katılacağı sahne. Kendi aranızda özgürce konuşabilirsiniz.
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

ZulkhiR

  • Planewalker
  • - 8 -
  • İleti: 189
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #15 : Kas 15, 2017, 10:40:27 »
Düşmeden mağaraya ulaşabildik. Mağarada gördüklerim karşısında irkilmedim desem yalan olur ama dışarısı kadar korkutucu değil tabii. Şurada oturan ve boyumdan daha büyük bir kılıcı omzunda taşıyan şu arkadaş bize ölülere davrandığı gibi davranmak istemezse, biraz dinlenmek iyi gelecek.

''Merhaba koca adam. Yardıma ihtiyacın var mı?''

Diye seslenirken, bir yandan da Inilius'a bakarak "Umarım o beni anlıyordur" diye dua ediyorum.
The Professional
Doderic Cotton

Aramil

  • Planewalker
  • - 5 -
  • İleti: 113
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #16 : Kas 15, 2017, 14:24:10 »
Inilius hiç beklemediği bir görüntüyle karşılaştı. Hemen eli belindeki bıçağa yeltendi ancak cüce kıpırdamıyor, sadece derin bir şekilde nefes alıp veriyordu. Inilius, yaralı olduğu her halinden belli olan bu cüceye seslenmek üzere bir adım atmıştı ki, Doderic daha erken davranarak adama bir şeyler söyledi. Elf, Doderic'in ne söylediğini anlamasa da sesinin tonundan ona bir soru yönelttiği belliydi, ancak cüce cevap vermedi. Ya Doderic'in konuştuğu dili bilmiyordu -ki bu durum tam bir felaket olurdu- ya da zehirlendiği için konuşacak takati dahi kalmamıştı.

Cüceye doğru bir kaç adım atan Inilius, avuç içleri cüceye bakar vaziyette iki elini havada tutuyordu ve yaklaşırken,

"Merhaba! İyi misin?" diye çok da yüksek olmayan bir sesle sordu.
How shall we leave the lost road,
Time's getting short so follow me,
A leader's task so clearly,
To find a path out of the dark

Inilius Narteroth

Iraneth

  • Planewalker
  • - 2 -
  • İleti: 29
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #17 : Kas 15, 2017, 20:43:16 »
Aslında Rolandus'la birlikte ısınmak ve biraz dinlenmek için girdiğimiz bu mağarada böyle korkunç bir örümcekle karşılacağımız hiç akılımıza gelmezdi. Gerçekten çok zor geçen bir savaştan sonra örümceği öldürebildik fakat Rolandus'u üç farklı yerinden ısırdığı için, müdahale yapmış olmama rağmen onu kurtaramadım. Can dostum, yol arkadaşım...

Üstümdeki kalın şeylere ve ateşin yanıbaşımda yanıyor olmasına rağmen üşüyorum ve gözlerim de biraz bulanık görüyor. Savaştan yeni çıkmamın vermiş olduğu yorgunluk da olabilir bu. Zehir yavaş yavaş etkisini göstermeye başlıyor sanırım.

O sırada karşıdan bana doğru gelen iki silüet görüyorum. Gözümü kapatıp açmamla yanımda beliriyorlar. Sırasıyla bana bir şeyler söylüyorlar fakat bana ne söyledikleri hakkında hiç bir fikrim yok. Ama kolumdan aldığım yara beni öldürmeden bir şeyler yapmam gerektiğinin de farkındayım.

Kılıcımı hafifçe yere indirip, daha sakin bir şekilde bir tehdit olmadığımı ifade etmeye çalışıyorum. Kolumu göstererek müdahale yapılması gerektiğini işaret ediyorum.

Aramil

  • Planewalker
  • - 5 -
  • İleti: 113
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #18 : Kas 15, 2017, 21:45:08 »
Cüce kılıcını yere doğru indirince, Inilius bir nebze olsun rahatladı. Korucular tarafından takip edilmeleri bir kenara, bir de kılıcı boyundan daha uzun olan bu cüce karşılarına çıksaydı durum çok vahim bir hâl alabilirdi.  Cüce sol kolunu yavaşça öne doğru uzatıp yarasını gösterdi. Gömleği kandan kıpkırmızı olmuş haldeydi ve yüzündeki beyazlığa bakılırsa acil müdahale edilmesi gerekiyordu.

"Doderic!" dedi Inilius. Mağara girişin gösterdi ve gözetleme işareti yaparak orada etrafı kolaçan etmesini söyledi.  Birbirlerini pek anlamıyorlardı ancak yine de konuşmak, en azından bazı kelimelere aşinalık sağlamak adına faydalı olabilirdi. Anlaşabilmek için bir yerden başlamak gerekiyordu.

Sonrasında hızlıca cücenin yanına yaklaştı. Bıçağını çıkarıp gömleğini dirseğinin üzerinden dikkatlice kesti. Bu sırada eli biraz titrer gibi olunca cüceyle göz göze geldiler. Cüce sanki Inilius'a "Bu işi daha önce yaptın mı?" der gibi endişeyle baktı. Eli aslında acemilikten değil, soğuktan titriyordu. Bir kaç yıl öncesine kadar Atrum'da Lorellion isimli bir şifacının yanında çalışmıştı ve işin temel tekniğini gayet iyi biliyordu.

Cüceyi rahatlatmak adına hafifçe tebessüm edip göz kırptı ve gömleğin kestiği parçasını yavaşça sıyırdı. Yara yeni olduğu için kan hala ıslaktı ve dersine yapışmamıştı. Sonra su matarasını çıkardı ve yarayı daha net görebilmek için cücenin kolunun üzerinden döktü ve bezle yarayı temizledi. Çok basit bir yara almamıştı ancak çok kötü durumda da sayılmazdı. Zaten asıl sıkıntılı olan yara değil, cücenin terlemesine ve üşümesine neden olan zehirdi.

Cücenin ne zaman ısırıldığını bilmiyordu ve sormak da istemiyordu. Çünkü öğrenene kadar uzunca bir zaman geçeceğini tahmin edebiliyordu. Aynı dili konuştuğunuz bir cüceye bir şey anlatabilmek normal birine anlatabileceğiniz sürenin iki katı vaktinizi alır. Bir de aynı dili konuşamadığınızı düşünürseniz, bu tam bir felakete dönüşebilir. Inilius'un uzunca bir bez parçası daha yırtarak bir parçasıyla cücenin kolunu omzunun hemen alt kısmından bağladı. Diğeri parçayla da yarayı düzgün bir biçimde sardı. Dikiş atılacak kadar büyük bir yara değildi ancak cüce o koluyla kılıç sallamaya kalkarsa iğne ve ipliğe ihtiyacı olacağı kesindi.

Şu an yanında hiç bir ekipman olmadığı için zehre karşı yapabileceği pek bir şey yoktu Inilius'un. Ancak vücudu zehrin hızlı atabilmesi için cücenin bol su içmesi gerekiyordu. Bir şeyler yerse ve içerse midesi bulanacağı kesindi ve bu da zehrin atılmasına yardımcı olabilirdi, olmalıydı! Çantasından biraz tuzlu peynir çıkardı ve su matarasıyla birlikte cüceye uzattı.

"Bunları yemelisin dostum. Başka çaren yok" dedi cüceye.

Hafif Zehirlenme Tedavisi (Medicine 9)

Inilius'un Tedavi Girişimi 2d9+2 : 1, 6 + 2, toplam sonuç 9
How shall we leave the lost road,
Time's getting short so follow me,
A leader's task so clearly,
To find a path out of the dark

Inilius Narteroth

Iraneth

  • Planewalker
  • - 2 -
  • İleti: 29
Ynt: Oyun Akışı
« Yanıtla #19 : Kas 16, 2017, 00:02:53 »
Yapılan tedaviden sonra kendimi biraz daha iyi hissediyorum, fakat mide bulantısı ve halsizlik hâlâ devam ediyor. Aslında Elf de durumun farkında ve bana yaptığı tedaviyle aslında bu tip bir şeyle daha önce de karşılaşmış olduğu izlenimini veriyor. Yine de benim bu bakışımı yanlış anlamış olabilir. Elf bir süre kolumdaki yarayla uğraştıktan sonra çantasından yiyecek ve içecek bir şeyler çıkartıyor ve bana doğru uzatıyor. Zehrin etkisinden dolayı çok iştahlı değilim, o yüzden sadece suyundan içip matarasını tekrar ona geri veriyorum. Elimi omzuna atarak "Teşekkürler" diyorum.

Çünkü elf ve ufak adamla karşılaşmasaydım zehir bütün vücuduma yayılacaktı ve her şey daha da zor olacaktı benim için.