Gönderen Konu: Hançer  (Okunma sayısı 698 defa)

ZengalDarkskull

  • Planewalker
  • - 6 -
  • İleti: 131
  • Toprak, sana karışalım.
Hançer
« : Eki 16, 2015, 18:33:46 »



Karanlığın kalbinde yaşayan hançerler var.
Ne zaman boşta kalsak çıkıp derinlere gömülüyorlar.

Hangi elle tutulduklarının bir önemi yok.
Soğuk, kusursuz hançerler.

Mat soluksuz.
Sesimizin kısıklığını fırsat bilip,
Hiç sektirmeden sırtımızdan içeri saplanıyorlar.

Hep daha fazla acır sanıyoruz.
Ama hep daha az acıyoruz. Çünkü canımız çekiliyor özümüzden.
Ruh kafese sığmaya başlıyor. Çünkü bu bıçaklar bedene saplanmıyor.

Dosdoğru öze, en kalbe giriyor.
Bu ne muazzam bir azalış, ne büyük ölümdür.
Bu kıyametin kopuşu, yokluğun istenmeyen çehresidir.
Matemin fevki, yas tutulacak hadisedir.

Ay ışığı değil, sınırlarımız küçülüyor.

Pilsiz kurşun asker ateşledi silahını, yaralandı ayı. Soran gözlerle baktı askere, neden dercesine. Asker yanıt vermedi sustu.
Bunu yaptıran eller görüldü arkasından..
Gördü ayı. Bir zamanlar kendisine dokunan büyümüş biçimlenen elleri. Usulca kan kaybetti ve belki öldü ayı, sonuçta kimse umursamadı. O yitmişti. Seneler öncesinde kalmıştı gerekliliği. Sarılmadan uyunmayan ayı, artık değersizdi. Ayı, masumiyetti. Ve asker gelmeden önce, onun pamuksu yumuşaklığına sığınırdı çocuk.
Çocuk güldü, asker döndü yeni bir kurşun doldurdu ve duygusuzca ateşledi.
Biri daha öldü. Bir unutulmuşluk daha kaldı dünyaya.

Vurulduğumuzda, ardı ardına. Adımlarımız bulutlara değiyor. Yüksekçe ufuklarda koşuyoruz. Mavi.
Düşüyor mavi. Avuçlarımızdan akıyor. Kayboluyor mavi. Ruhun kan rengi. Mavi.

Ama biz, kan bile kaybetmiyoruz çokça. Bi yanıp geçen çırayız. Ateşimiz kimseye ısınacak sıcaklığı vermiyor. Kendimize bile. Yangın içte başlamadıkça dışarı nasıl yayılabilir?
Kaybolan, gayba karışan saniyeler.

Azalışlarımız.
Hiç düşündünüz mü?
Ne zaman biteceğiz..
Bu kış mı?

Karanlığın kalbinde yaşayan hançerler var.
Onları yakmalıyız!




Burden