Gönderen Konu: Dağlardaki Gölge  (Okunma sayısı 702 defa)

ZengalDarkskull

  • Planewalker
  • - 6 -
  • İleti: 131
  • Toprak, sana karışalım.
Dağlardaki Gölge
« : Ağu 15, 2015, 13:35:37 »



Dağlarda geziniyor..
Neden, demek için artık çok geç.
Gözetliyor.
Geçiyor,
Denetliyor.
Sureti açık,
Avcı; artık acı taşımıyor.
Rahatça akıyor,
Yaşlanmaya başlamış.
Eskisinden daha erken uyuyor.
Fakat daha ölümsüz görünüyor.
Daha az kırılgan.
Ve geliyor.
Bu sefer biraz farklı.
Ve artık yanında Anbera'nın adını taşımıyor. Artık tamamıyla kendisi.
Yaşlı korucu. İnatçı boğa. Bilge baykuş. Dost.
Eğitimli bir cüceyi dize getiren çift yönlü devasa baltasını omzuna vurmuş.
Heybesinde en sinsi gölgeleri dahi avlayan uzun yayıyla görkemli kayalara tırmanıyor.

Ve öyle özgür ki.
Öyle özgür ki..



Taşların zirvelerinde gün batımlarını izliyor.
Enfes kokulu ağaçların yumuşak gövdelerinde kestiriyor.
Doğaya aşık olmuş. Yaşayan her şeyle bir ilerliyor. Eski kelle avcısını tanıyan üstatlar iyi bilirler.

O artık öldürme arzusu taşımıyor. Ve belki Anbera bile inanmayacak. Fakat nefes aldığı yerlerde kan akmıyor.
Eğer bir avcı.. Yalnızlığa tebessüm edebilirse. Onu kaygısızca kucaklayabilirse. Onunla oturup onunla kalkabilir, ona içip ona doyabilirse.. Nelere kadir olabileceğini tahmin edemezsiniz. Ve eğer bir avcı, yeteri kadar 'ölümü' izler ise........

Ölümün ötesine adım atabilir.

Ve ölümün ötesindekiler; bedensel yanılgılardan arınırlar.
Sesle gelen çağrılar, sessiz gelen çağrılardan çabuk yiterler.

Avcı, uyandı.
Defalarca uyandırıldığı düşlerin bir başkasından.
Ve daha uyanacak.
Daha aydın yarınlara uyanacak.
Şimdi, ilerliyor.

Büyük ülkeleri geçerek, köylerin açıklarından, orduları aşıp, hiçliği adımlayıp, doğaya aşık, doğaya karışmış olarak.



Hiçliğe adım.

Yarım kalmışlığın geri kalanı ile.
Ve artık çok az rakibin karşısına çıkabileceği gerçeğiyle.

(Avcı, aştığı yollar sonrası karşısında beliren manzaranın görkemiyle derin bir nefes aldı.)
Burden