Gönderen Konu: Symourne Dağları  (Okunma sayısı 301 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 745
Symourne Dağları
« : Nis 20, 2015, 13:27:39 »
Symourne Dağları

Anberath'ın en batısında bulunan Etheron Adası'nı kuzey-güney enleminde tam ortadan ikiye bölen sıra dağlardır. Anroth'ta yeri göğü inletecek ayaklanmaların yaşandığı dönemde, yüzlerce direnişçiye ve kanun kaçağına ev sahipliği yapmıştır. Bu sayede, kısa süre içerisinde küçük yerleşimlerle ve varış noktalarıyla dolu bir coğrafyaya dönüşmüştür. Symourne Dağları'nın Anroth'u bile gölgede bırakan bir etkisi ve şöhreti vardır. Yüksek ve sarp kayalıklar, gözün göremediği zirveler, yükseklerden akan şelaleler, dağ yolları, uçurumlar, ölümcül patikalar, tırmanış şeritleri, asma köprüler, karanlık vadiler, kadim kuleler, sarmaşıklarla kapanan sığınaklar, yüzlerce eski ev, binlerce mağara, acımasız bir bitki örtüsü, vahşi hayvanlar ve karanlıkta saklanan korkunç canavarlar... Bütün bunlar, Symourne Dağlarını tanımlayan kavramlardır.

Dağlar, doğu-batı veya batı-doğu yönünde geçit vermiyor oluşu ile ünlüdür. Dağlar bu konuda devasa bir duvara benzerler. Geçmiş dönemlerde, dağlardan geçmeyi sağlayacak bazı tehlikeli rotalar keşfedilmiştir ama bu yollar olağanüstü derecede tehlikelidir. Bugüne kadar toplamda dokuz farklı kişinin bu gizli yollardan geçmeyi denediği bilinmektedir. Bu maceracılardan üçü yolun yarısında geri dönmüş, altısından da bir daha haber alınamamıştır.

Symourne Dağları, Khardak adlı cüce yerleşimine ve kadim tanrılardan Odhin'in gizli tapınağına ev sahipliği yapar. Bu iki yerleşimin birbirleriyle bağlantısı olabileceği düşünülür. Khardak şehrinde, dağların altından doğu-batı yönlü geçişi çok kolaylaştırmak için cücelerin inşa ettiği devasa bir tünel bulunur. Geçmiş dönemlerde Anroth kentinin müttefikleri olan Khardak Cüceleri, pek çok insana ve diğer ırkların mensuplarına geçiş izni sağlamıştır. Son zamanlarda Khardak'ın kapılarının dış dünyaya tamamen kapatılmış olması ve cücelerin takındığı düşmanca tavırlar, bugün bu geçişi imkansız kılmakta ve yolcuları büyük sorunlarla baş başa bırakmaktadır.

Symourne Dağları'nın içerisinde bir yerlerde küçük bir göl olduğuna ve bu gölün çevresinin dünyanın en güzel yeri olduğuna inanılır. Lâkin, nesilden nesile sözlü olarak aktarılan bu inanışın kaynağı bilinmemektedir ve bugüne kadar orayı gördüğünü iddia eden hiç kimse görülmemiştir.
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka