Gönderen Konu: Kılıçlar Denizi  (Okunma sayısı 679 defa)

ZengalDarkskull

  • Planewalker
  • - 6 -
  • İleti: 131
  • Toprak, sana karışalım.
Kılıçlar Denizi
« : Tem 11, 2012, 13:11:12 »
I

 
Imnescar.  Düştü!

  Yoldaşlar Gül Kubbe?nin ardında ziyaret etmeleri söylenen malikanenin ana salonunda bunu duydular.

 Karşılamalar, insanlar, zarafet, diğerleri Rivol?ün umurunda olmamıştı. O böyle bir şey bekliyordu..

 Uzun süren bir dehşet anından sonra onları buraya davet eden adam konuşmaya başladı.

 Kılıçlar Denizi?ne açılan yoldaşlar bu sefer ?Belgard Kalesi ?adında sarp kayalara oturtulmuş bir yapıya gideceklerdi. Stratejik bir bölgede olan bu yer Küçük Diş Dağları?nın kuzeyinde  Imnescar?ınsa güneyinde yer almaktaydı.  Esir tutulan birini kurtarmak amacıyla gideceklerdi buraya..

 Imnescar?ın saldırıya uğradığını söylemişti onlara asil Lanis.. Bu sözcükler sükunetini koruyan şövalyeyi yeteri kadar endişelendirmişti. Bir anda doğrularak masaya yumruklarını dayamak suretiyle konuyla yakından ilgilendi. Pek çok hırsız ve uğursuz adamın dolduğu Imnescar artık tamamıyla tehlike içindeydi.  Bu, oranın yaşayan masum halkının, çocukların ve yaşlıların da aynı kaderi eşit oranda pay etmesi demekti.
 Geniş salonda Nulia?nın haricinde bir elf daha vardı. Son derece disiplinli oluşu gözden kaçmayan en baskın özelliğiydi. Bunun yanı sıra tetikte bakan gözlerinin gördüğü ayrıntıları şuan yalnızca o fark edecek denli keskindi gözleri.  Lanis takımın nabzını tartmış ve bu ani buluşmanın yanlış anlaşılacağını tahmin etmişti. Ön görülerinde haklı çıkan Lanis az sonra karşılaşacakları gizemli yeni bir şeyi açıklamak üzere Imnescar saldırısının perde arkasındaki siyasi sebebi açık etti.
  Ados adında konseyin kayıp altılısından biri olduğu tahmin edilen adam kayıplara karışmıştı. Olay ana hatlarıyla kaçırılma vakası ve sebepsiz bir silsileler bütünüydü. Ancak Ados?un sahip olduğu bilgiler bütün bu alınan risklere değecek cinstendi.

 İlk bakışta bir fidye isteme gibi görünecek bu gelişme aradan geçen uzun zamandan sonra netlik kazandı. Salondaki savaşçı elf Merlith?de gruba takdim edildi. Anlaşıldı ki Merlith Ados?un hizmetini sağlayan kişilikli ve saygın bir savaşçıydı. Aralarındaki geçmişi kısa süreliyoklayan şövalye yanında yürümesi teklif edilen elf hakkında artık tam manasıyla emindi. Kısa süreli tartışmalar, gergin dakikalar sonunda yoldaşlar limanda hazır bekleyen ?Gece? ile denizlere açılacak ve Belgard?ın açıklarına demirleyeceklerdi. Imnescar yolu tutulmuş, insanlar olası bir karşılaşmada koz olarak kullanılacak olabilirdi. Rivol bu riski alamazdı.

 Dostları ve elfle salondan ayrılırken gözünde yapacağına dair bir ışık vardı.


II

 Athkatla limanında hızla çözülen ?Gece? koşturan mürettebat ve kaptan Osprey?in gelişiyle artık tamamdı.  Kısa süren ?Umberlee? Denizler?in hanımına sunulan saygı ve para bağışından sonra ekip gemiye döndü.
 Lanis gruptan ayrıldı ve harekete geçildi. Gemi hızla toparlandı. Eş zamanlı çalışan eski deniz fareleri arı gibi durmaksızın hareket ediyorlardı. Kısa sürede daracık limandan gemi çıkarılmıştı.

Osprey rüzgarı ve yolu hesaplıyor İnzar gemiyi yürütüyor, ekip işi kısa sürede meyvelerini veriyordu. Az sonra Athkatla?nın limanı uzaktaki silik bir hat olarak gözlere göründü. İlerleyen yoldaşlar yaklaşmakta olan karanlığın kucağına ilerlediğinden habersiz inancın ışığıyla tam yol ileri sürmekteydiler.

Akşam düşmüş süzülmekte olan ?Gece? yolu neredeyse yarılamıştı.  Sabah saatlerinde hızlanan mürettebat sıcaktan iyiden iyiye kavrulmuştu. Yoldaşların yüzü denizin tuzuyla yanmış, serin hava uzaklarda kalmıştı.
 Rivol karanlık bir rüya görmüştü.  Anlamlandırmaya çalıştığı garip nesnelerin manasını kavramaya çalışıyordu.
 Rüyası birkaç saat sonra gözcü kulesinden kopan bir çığlıkla anlamlanmıştı.

Goblinler!..


  Goblinler geliyordu.
Pis, kokuşmuş, lanet yaratıklarla dolu bir gemi. Tamda beklediğimiz gibi.
Bağrışlar, hazırlıklar silah sesleri. Ekipmanların kuşanılması, iplerden gelen gacırtılar. Karşı taraftan anlamsız çığlıklar bağrışlar.. Savaş naraları. Kaptan İnzar?ın savaş direktifleri. Yuvasına hızla yerleştirilen mermiler. Mancınığın gerilen ateşleme ipi, hedefe nişan zor bir atış denemesi ve dönüşünü yapacak olan düşmana iki atış..

 Yuvasından bırakılmış büyük kaya kütleleri, hayret, heyecan ve merakla izlenirken ilki goblin gemisinin üstünden aşırtıp suya çarparak;

-Buff! diye denize gömüldü. İlk şans kaybedilmişti ve bu olmamalıydı.
 Ardından takip eden ikincisi tam da ana direğin dibinde patlayınca üç dört goblin suyu boylamış ve yelkenler kökünden kopmuştu. Hareket edemeyecek olan gemiyle yakın temas başlamış ve kanlı bir savaş boy göstermişti. Herkes önüne çıkanı biçiyor mürettebat yerinde kalmayı seçiyor.
Yoldaşlarsa karşı gemiye atlayarak ilerlemeyi seçiyordu.

 Goblinler şerefli varlıklar olmadığından iplerle geminin ulaşılmaz yerlerine yaklaştılar. Karşı gemide bir sürü goblin ve kocaman bir dev olduğunu gören Rivol ilahi hedefini bu devden yana belirledi. Karşılıklı vuruşmaların ardından gemiye bırakılmak üzere olan karpuz kadar bir bombayı görünce Rivol beyninden vurulmuşa döndü. Bu yıkım demekti. Ölmeye eş değerdi ve ?Gece? nin yok olması an meselesiydi.


 Efsunlu iksirlerden birini hızla içen Rivol?ün ayakları yerden kesildi. Uçarak yükseklere tırmandı ve az kalsın patlayacak olan bombayı goblini parçalayarak ele geçirdi. Söndürerek denize can havliyle bırakan şövalye soğuk terler dökmüştü.
 Hızla süren savaşta yardımları büyük olan; Alois, Tamura ve Merlith?e yetişen Rivol savaşın gidişatına katkı sağlayarak kesin darbeyi koymakta dostlarına yardım sağladı ve zafer kısa süre sonra kazanıldı.

 Yorgun mürettebatın neşesi şimdi yerindeydi, ağır yaralılar, sıyrık alanlar ve diğer herkes Rivol?ün şifalı alan büyüsünün menzili içine sığıştı ve kalıcı ruhani bir iyileşmeyle rahat bir nefes alındı.

?Kesin bir zafer narasıyla bağıran şövalye ve karşılık veren dostlarıyla bu an ölümsüz kılındı.?
Burden