Gönderen Konu: Keep On The Shadowfell  (Okunma sayısı 582 defa)

anasazi

  • Loremaster
  • - 3 -
  • İleti: 61
  • our tale begins...
Keep On The Shadowfell
« : Haz 02, 2012, 23:07:10 »
KEEP ON THE SHADOWFELL (GÖLGE DİYARI GEÇİDİ KALESİ)

Diyarlar, büyüleyici ve korkunç diyarlar dünyayı çevreler. Bu diyarlardan birisi de Gölge Diyarı?dır. Özünde tamamen kötülükle dolu olmasa da Gölge Diyarı tehlikelerle dolu bir düzlemdir. Diyarları çevreleyen sınırın son derece kırılgan olduğu Gölge Diyarı?nın karanlığı zaman zaman ışığı örtebilmektedir.

Neredeyse iki yüz yıl önce kendilerini iblis prens Orcus?a adayan bir tarikat, Orcus?un korkunç gücüyle Gölge Diyarı?nı dünyaya bağlamayı başarmıştı. İskeletler, zombiler ve daha da lanetli yaratıklar bu bağlantının yarattığı yarıktan dünyaya adeta akmaya başlamıştı. Kadim Nerath İmparatorluğu bölgeye gönderdiği lejyonerlerle tehlikeyi yok etmeye çalıştı. İmparatorluğun askerlerleri kokuşmuş ve çürümüş undead yaratıkları alt ederek yarığı kapatmayı başardılar ve hemen ardından da bölgede bu yarığı ilelebet korumaya adadıkları kaleyi inşa ettiler. Bu kale daha sonra Gölge Diyarı Geçidi Kalesi olarak bilindi.

Tehlikenin üstünden geçen yıllarda bölgede barış hakim sürdü. Barışın meyvesi olarak ufak bir köy olarak kurulan Winterhaven zamanla gelişti. Kale bu geçen zaman içinde bir harabeye dönüştü ve bölgede yaşayan insanlar kalenin kuruluş amacını git gite unutmaya başladı.

Bugünlerde ise bu kale sadece zararsız bir taş ve ahşap yığını olarak görülmektedir.



When you gaze long into the abyss the abyss also gazes into you.

anasazi

  • Loremaster
  • - 3 -
  • İleti: 61
  • our tale begins...
Ynt: Keep On The Shadowfell
« Yanıtla #1 : Eki 12, 2012, 21:44:43 »
Winterhaven halkı genel olarak Kale?den sakınıp uzak dururlar. Bazıları kalenin yakınına bile yaklaşmaz; harabeler insanlarda genel olarak gizemi ve ürkütücülüğüyle rahatsız edici duygular uyandırmaktadır. Bazıları buranın lanetli olduğunu bile iddia eder. Goblinimsi yaratıkların burayı bir yuva olarak kullandığını iddia edenler de vardır. Kesin olan birşey varsa o da; harabelerin yaklaşık yaklaşık yirmi yıldan beri terkedilmiş olduğudur.

Belki de kalenin üstünde inşa edildiği yarığın etkisi sanılanın aksine daha da kuvvetlidir. Belki de bir zamanlar kale kumandanı olan Sir Keegan iblisler tarafından ele geçirilmiş bir canavardı. Kimse bilmez fakat seksen yıl önce bir gece Sir Keegan sistematik olarak kaledeki herkesi öldürmeye başlamıştı. Kılıcının ilk kurbanları kendi karısı ve çocuğu olmuştu. Ardından danışmanları ve kalenin askerleri birer birer komutanın elinde can vermeye başladı. Sir Keegan herhangi bir asker için oldukça zorlu bir rakipti, bunu bilen askerler de organize bir karşı saldırı düzenledi. Birçok asker öldüyse de en sonunda Sir Keegan?ı kalenin alt katlarındaki geçitlerde kıstırıp etkisiz hale getirmeyi başarabildiler.

Dağılan imparatorluğun son kalelerinden birisi olan Gölge Diyarı Geçidi Kalesi bu olaydan sonra tamamen terkedildi. Geçen yıllarda meydana gelen depremler kalenin üst katlarının çökmesine neden oldu. Ve böylece kale bir harabe haline geldi.

Söylentilere göre kalenin altında muhteşem bir hazine yatmaktadır, fakat pek az kişi harabelerin alt katlarını keşfetmek için istekli olmuştur. Sir Keegan?ın hayaleti bölgede dolaşmakta ve kederinden dolayı feryat etmektedir. Winterhaven halkı bölgeden uzak durmakta ve harabeler hakkında konuşmanın kötü şans getireceğini düşünmektedir.
When you gaze long into the abyss the abyss also gazes into you.

anasazi

  • Loremaster
  • - 3 -
  • İleti: 61
  • our tale begins...
Ynt: Keep On The Shadowfell
« Yanıtla #2 : Eki 22, 2012, 22:41:02 »
Ben Sir Keegan, bir zamanlar kalenin kumandanıydım. Yarığın kapalı kalması, Orcus?un lanet güçlerinin dünyamıza ulaşmasını engellemek amacıyla benim sorumluluğumdaydı.
Başarısız oldum. Gölge Yarığının lanetli gücünün beni etkilemesine izin verdim. Yarığın diğer tarafındaki kokuşmuşluk bana dokundu ve felaketin başlangıcı oldu. Orcus?un lanetli gücü yarıktan geçerek rüyalarımda bana ulaştı. Ardından cinnet geçirdiğimi hatırlıyorum. Ele geçirilmiştim. Bu öfke nöbeti sırasında kendi ellerimin kılıcımı kınından çıkartıp karımı ve çocuklarımı kestiğine tanık oldum. Ardından bir çok askerimi teker teker öldürdüm. Adeta katil bir iblis haline geldim. Ardından buraya kaçtığımı hatırlıyorum. Daha sonrasında öfke nöbeti geçti. Ne yaptığımı anladığımda herşey için çok geçti.
Kurtarılmam için artık çok geç. Bu mezarı terk edemem fakat kılıcım Aecris edebilir; bu şekilde size katkı sağlayabilirim. Benim aksime bu göz alıcı kılıç belki de karanlığı yok etmek için kullanılabilir.
When you gaze long into the abyss the abyss also gazes into you.