Gönderen Konu: Flanaess Tarihi  (Okunma sayısı 364 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 741
Flanaess Tarihi
« : Ağu 08, 2011, 13:24:50 »


Flanaess Tarihi

Flanaess tarihi, halk arasında bilindiği kadarıyla aşağı yukarı bin yıl öncesinden, kadim Suel ve Baklunish İmparatorlukları arasında yaşanan büyük savaşların sebep olduğu kitlesel göçler ile başlar. Hem coğrafya hem de toplumlara çok büyük hasarlar vermiş olan bu korkunç savaşlardan sonra, batıdaki sıradağların çevresinde bulunan geniş insan toplulukları hayatlarını sürdürebilmek amacıyla doğuya, bugün Flanaess olarak bildiğimiz topraklara doğru göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göçler sona erip insanlar yeni yurtlarına ulaştıklarında ırklar ve kültürler kaynaşmış, bugünkü modern Flanaess'in temelleri atılmıştır.

Göçlerden önceki dönemlere ait hikâyeler bölük pörçüktür ve insanlar o dönemlere ait fazla şey bilmemektedir. İnsanlar gelip yerleşmeden önce Oerik'i canavarlar mı yönetmekteydi? İnsanlar, elfler, cüceler ve bunlar gibi köklü ırklar tanrıların iradesi ile mi yükselmişti, yoksa buralara başka bir ülkeden mi göç etmişlerdi? İnsanların uygarlaşması elflerin yardımıyla mı olmuştu, yoksa insanlar kendi çabaları ile mi uygarlaşmıştı? Flanaess topraklarında da bir zamanlar uygarlıklar ve imparatorluklar var olmuş muydu? Höyük Tepeler'deki en eski mezarları, Parlak Çöl'deki yarı gömülmüş olan harabeleri, Haber Dağları'ndaki terk edilmiş taştan şehirleri kim inşa etmişti? Johnydee, Aaqa'nın rüzgar dükleri, fısıldanan kişi Vecna, cücelerin yüce kralları veya Yaz Yıldızlarının elf kralı tarafından hükmedildiği söylenen o efsanevi diyarlar neredeydi? Gizemli Keder Adaları'na ne olmuştu ve o adalarda kimler yaşamıştı? Bu soruların cevaplarından hiç kimse emin değildir.

Göçleri takip eden ilk yıllara ait olan tarihi bilgiler bile pek çok açıdan belirsizdir. Oerik'in kabile diyarı Thalland, Aerdy Krallığı tarafından öylesine işgal edilmiş ve tüketilmiştir ki, bu diyardan arda kalan tek şey Thelly Nehri ile birlikte yaşamaya devam eden isimleri olmuştur. Flan'ler tarafından yönetilmiş ve yine Aerdy tarafından kolayca fethedilmiş olan eski Ahlissa krallığından geriye kalan tek şey, krallığın kurucusu olan büyücü kraliçe Ehlissa'nın adı ve kendisinin yapmış olduğu büyülü bir bülbüldür. Flan'ler bu olayda halklar arası evliliklerden dolayı neredeyse yok olmuştur. Aynı şey, kaydedilmiş olan tarihin büyük bir kısmı için de geçerlidir.

Flanaess topraklarına dair burada sunulmuş olan tarihi bilgiler, bu konudaki yetkililerin en alim olanları tarafından kabul edilmiş ve basit bir eğitimle hemen hemen herkes tarafından anlaşılabilecek bilgilerdir. Güncel tarih Common Year (CY) 591'dir. Bu da farklı takvimlere göre 1235 OR (Oeridian Record), 6106 SD (Suloise Dating), 5053 (Olven Calendar), 3250 BH (Baklunish Hegira) ve 2741 FT (Flan Tracking) tarihleri ile eşdeğerdir.
NOT: Evrensel Barış'ın ilan edilmiş olduğu 1 CY tarihinden öncesi için yapılacak Common Years hesaplarında, bu takvimde "sıfır" yılının olmadığı unutulmamalıdır. Yani, 5 CY ile -5 CY arasında on değil, dokuz sene vardır.

Afet ve Göç

Suel ve Baklunish imparatorlukları arasındaki düşmanlığın en temel sebepleri zaman içinde kaybolmuştur, fakat aralarındaki son savaş dünya üzerinde büyük izler bırakmıştır ve günümüz dünyasını hâlâ etkilemektedir. Onyıllarca sürmüş olan savaşın sonunda Suel'in güçlü büyücüleri Yakarılmış Yıkım'ı düşmanlarının üzerine indirerek Baklunish'i harap etmiş, neye benzediğini bugün bilemeyeceğimiz kadar büyük bir kıyamete sebep olmuştur. Şehirler ve toplumlar bir bütün halinde Oerth'den silinmiş, Sulhaut Dağları'ndan Dramidj Okyanusu'na kadar yayılmış olan bu büyük imparatorluktan geriye sadece küçük izler kalmıştır.

Baklunish'in intikamı da bir o kadar yıkıcı olmuştur. Baklunish'li büyücü ve ruhbanlardan oluşan çekirdek bir kadro, Tovag Baragu olarak bilinen çember dizilimli büyük koruyucu taşların içerisinde toplanarak can düşmanlarının üzerine Renksiz Ateşin Yağmuru'nu getirmişlerdir. Suel'in üzerini örten gökler yarılmış ve cenneti andıran bu parlak uçurumun altında kalan canlı-cansız her şey yanarak kül olmuştur.

Bu saldırılar öyle korkunç felaketlere sebep olmuştur ki, sonraki dönemlerde "İkiz Felaketler" olarak anılmaya başlanmıştır. Bu terim, Flanaess topraklarında yaşayan hemen hemen her insan tarafından bilinir. Kuru Bozkırlar ve Toz Denizi bölgeleri, bu azgın ve ölçüsüz büyü gücünün coğrafi sonuçlarını oluşturur. Böyle bir gücün o savaşlarla birlikte yitip gitmiş olması da belki de insanlık için en iyisidir.

Suel-Baklunish savaşlarının erken yıllarında Kristalsis Dağları üzerinden doğuya kaçmış olan binlerce insan hayatta kalmayı başarmıştır. Savaşan imparatorluklara coğrafi olarak yakın olan ve Oerik'liler (Oeridians) olarak bilinen barbar kabileler ittifağı, bu savaşları (ve neticesinde gelişen, bu iki imparatorluğa bağlı olan ork ve goblin paralı askerlerinin akınlarını), doğuya doğru göç edip esas kaderlerini aramak için bir işaret saymışlardır. Onlar Flan topraklarına girmiş olan ilk büyük insan grubudur ve buraya Flanaess ismini vermişlerdir.

Onları Suel mültecileri takip etmiştir. Suel'liler zaman zaman Oerik'liler ile birlikte çalışarak bu topraklarda güvenliği ve barışı sağlamada rol oynamış olsalar da, daha sıklıkla yaptıkları şey hangi ırkın bu toprakları yöneteceğini belirlemek için onlarla savaşmak olmuştur. Suel'liler ve Oerik'liler, iki yüzyılı aşkın bir süre boyunca Kristalsis Dağları'ndan Solnor Sahili'ne kadar olan bölgenin hakimiyeti için savaşmışlardır. Bu savaşlar sırasında Suel'liler iyice küçük düşmüş, bu savaşların çoğunu kaybetmiş ve Flanaess'in dış kenarlarına doğru püskürtülmüştür.

Bazı Baklunish'li insanlar doğuya doğru göç etmiş olmalarına rağmen, çok daha fazlası kuzeydeki Yatil Dağları'na veya Dramidj Okyanusu'nun kıyılarına kaçmıştır. Kadim Baklunish'e ait kültürel değerler de bu sayede gelişmeye devam edebilmiş ve günümüze kadar ulaşmıştır. Oerik'lilerin uzak durmaya çalıştığı ve genelde ork ve goblinlerden oluşan paralı askerler, bu göçler sebebiyle Flanaess'in içlerine doğru çekilmiştir. Bu hain paralı askerler yağma etme, yiyecek ve köle arayışları içerisinde göçmenlerin peşine takılmıştır. Günümüzde Flanaess'i tehdit ederek kötülükler getiriyor olmaları da Oerik'lilerin ve Suel'lilerin gelişinin bir sonucudur.

Keoland ve Aerdy

Suel ve Oerik'lilerin oluşturduğu en başarılı birleşik yapı, İkiz Felaketler'den seksen yıl sonra Sheldomar Vadisi'nde Keoland'ın kurulması ile ortaya çıkmıştır. Rhola ve Neheli adlı Suel'e bağlı evler, Sheldomar'ın nehir kıyılarında yaşayan Oerik'li kabilelere katılmış ve batı Flanaess'in güvenliğini ve denetimini ortak bir biçimde sürdürmek konusunda ant içmişlerdir. Bu anlaşma, bölgenin sonraki dokuz yüz yıllık tarihinin gidişatını etkileyecek bir anlaşma olmuştur. O çalkantılı yıllarda kurulmuş olan bütün yeni devletlerden bugünlere kadar sadece Keoland gelebilmiştir.

Daha da doğuda, bütün Oerik'li kabilelerin en güçlüsü olan Aerdi, Flanmi Nehri'ne ulaşmıştır. Buradan dışarıya doğru yayılmaya devam ederek gittikleri bölgelerdeki yerel halklar ve kardeş göçmenler üzerinde egemenlik kurmuşlardır. Zaman içerisinde Aerdy Krallığı doğu Flanaess'in bütününe hakim olmuş ve sınırlarını batıya doğru taşımıştır. Aerdi'nin bağımsızlığını ve egemenliğini tehlikeye düşürmüş olan kayda değer son tehdidin "İki Hafta Savaşları"nda ortadan kaldırılmasından yüzon yıl sonra, Aerdy'nin liderine taç giydirilmiş ve Büyük İmparatorluk'un büyük kralı ilan edilmiştir. Büyük kral Nasran aynı zamanda yeni bir takvimin doğuşunun da habercisi olmuştur. Evrensel Barış'ın ilan edilmesiyle birlikte ilk Ortak Yıl'ın ilk günü, doğan güneş ile birlikte başlamıştır. Görkemli Aerdy, resmi emirler ile Yatil'e kadar uzayan batı topraklarındaki arazi ve malları kontrolü altına almış, Greyhawk olarak bilinen önemsiz bir ticaret yeleşiminde kurmuş olduğu küçük bir askeri garnizon sayesinde Nyr Dyv'in güney kısmını da kontrol etmeye başlamıştır.

213 CY tarihinden itibaren Aerdi'nini büyük kralları, uzak bölgelerde kendilerine bağımlı olarak yaşayan devletler ile ilgili meseleler konusunda daha da umursamaz ve gevşek olmaya başlamış, kendi itibar ve servetlerini daha fazla umursar hale gelmişlerdir. Bu dönem "Büyük Kederler Çağı" olarak adlandırılmıştır. Gelip geçen her hükümdar yerini daha ahmak ve beceriksiz bir hükümdara bırakmış, sonunda Aerdy'nin dış kesimlerinde bulunan devletler bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Bu akım, bağımsızlıkları ile birlikte Furyondy Krallığı'na dönüşen Ferrond genel valiliğinin öncülüğünde başlamıştır. Zamanla diğer bölgeler de Aerdy krallarının başarısız yönetiminden kopmuş ve bağımsızlık savaşlarını kazandıktan sonra kendi hükümetlerini kurmuşlardır.

356 CY'den itibaren, Aerdy yönetiminin hakim ailesi durumunda olan Tanrısal Rax Ailesi itibarını kaybetmeye başlamış ve bir çöküş dönemine girmiştir. Bu gelişmeyi takiben, batı eyaleti Nyrond da kendini Büyük Krallık'tan bağımsız olarak ilan etmiş ve kendi soylularından birini bu bağımsız devletin kralı olarak atamışlardır. Aerdy'e sadık olan eyaletlerin orduları bu küstah hareketi bastırmak için toplanmıştır. Fakat aynı günlerde Thillonrian Yarımadası'ndaki barbarlar Büyük Krallık'ın kuzey eyaletini talan etmiş, bu gelişme ile birlikte Aerdy kralı batı sınırına doğru yöneltmiş olduğu orduların yönünü buraya doğru çevirmek zorunda kalmıştır. Böylece Nyrond kolaylıkla kurtulmuş ve büyümüştür.

Keoland Krallığı uzun soluklu bir uykudan üçüncü yüzyıl içerisinde uyanmış ve komşuları üzerinde egemenlik kurmak için yayılmaya başlamıştır. Böylece kurulmakta olan bu kısa ömürlü Keo İmparatorluğu, uzaklara yayılmış olan savaşların ve kendisini içten mahvetmekte olan iç anlaşmazlıkların öncesinde ancak iki yüzyıl kadar bu politikayı sürdürebilmiştir. Sonrasında dıştaki bağımlı devletler de kendi özerkliklerini ve bağımsızlıklarını ilan etmişler, bu gelişmenin sonucunda Keoland da kendi barışçıl kabuğuna geri dönmüştür.

Ivid'ler ve Iuz

Aerdy tarihindeki en kara bölüm 437 CY'de başlar. O sene, yeni zengin Naelax evi, Rax Evi'nin büyük kralını öldürmüş, "Hükümdarlar Arası Kargaşa (Turmoil Between Crowns)" olarak anılacak olan dehşet verici sivil savaşları resmi olarak başlatmıştır. On yıl içinde, Naelax hükümdarı I. Ivid bütün Aerdy'nin tartışmasız büyük kralı olarak tanınmıştır. Ivid'in dünya dışı kötü güçlerle işbirliği içerisinde olduğu söylentileri yayıldığında, Büyük Krallığın Bakırtaşı Tahtı da "İblis Gören Taht" olarak anılmaya başlamıştır ve bir zamanlar güçlü ve namuslu olan imparatorluk, kötülüğün ve zulmün kalesi haline gelmiştir.

Flanaess toprakları, Iuz'un doğumuyla birlikte, Furyondy'e yakın olan kuzey topraklarında kötülüğün daha da korkunç bir şekli ile tanışmak üzeredir. 479 CY'de Uluyan Tepeler'deki küçük bir zorba, kendi bölgesini Iuz olarak bilinen "oğluna" bırakmıştır. Iuz, birkaç yıl içerisinde komşularının topraklarını fethederek kendine ait küçük bir diyar kurmuştur. Furyondy'e gelen mültecilerin anlattıkları hikâyeler katıksız bir kötülükten bahsetmektedir: Iuz, Uluyan Tepeler'den kendi başkenti Dorakaa'ya doğru insan kafataslarından yapılan bir yol inşa etmektedir. Daha da kötüsü, rivayetler ve kehanetler Iuz'un bir kara büyücü ile bir iblisin lanetli ilişkisinin bir sonucu olarak doğmuş olduğunu söylemektedir. İki metreden uzun boylu bir yarı-iblis olduğu ve tamamen kana susamışlık, yakıp yıkma ve işgal etme düşüncesi ile hareket ettiği görülmüştür.

Furyondy içerisindeki politik çatışmalar, ülkenin kralının bu dönemde kararlı bir biçimde davranmasını engellemiştir. Iuz ve onun yaydığı kötülüğü kalıcı olarak durdurabilecekken bunu yapmamışlardır. Bunun yerine iblis lord 505 CY tarihine dek güçlenmeye devam etmiş, bu tarihte de bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Bu olayın altında yatan gerçek ise şöyledir: Iuz, Greyhawk Kalesi'nin altında, bir önceki Greyhawk belediye başkanı olan çılgın başbüyücü Zagig Yragerne tarafından hapsedilmiştir. Iuz'un yokluğunda ork klanları ve vefasız halk onun toprakları üzerinde hakimiyet kurmak için çekişmeye başlamış, bu gelişme de refah içindeki diğer güçlere bir süre dinlenme ve toparlanma olanağı tanımıştır.

Yaşanan üç gelişme, Furyondy ve müttefiklerini rahatlıktan alıkoymuştur. Bu gelişmelerden birincisi, Iuz'un lidersiz topraklarına hakim olmak isteyen güçlerin dağılması ve tıpkı Iuz gibi kötü bir gücün, Boynuzlu Toplum'un (the Horned Society) hakimiyetine girmesi olmuştur.

İkinci gelişme, Verbobonc kasabasının güneyindeki bir tapınaktan yönetilen ve adı çıkmış bir tarikat olan Elemental Kötülük topluluğunun ortaya çıkmasıdır. Tarikatın üyeleri, Iuz'un cehennemdeki eşi olan ve sevgilisinin yokluğunda bu tarikatı tuhaf öğretileriyle eğitmiş olan Zuggtmoy'un kuklalarıdır. Tarikatın yaptığı eşkiyalıklar, 569 CY tarihinde yaşanan Emridy Çayırı Savaşı'nda tamamen son bulmuştur. Furyondy Prensi Thrommel bu savaşta Furyondy, Veluna, Verbobonc ve diğer güçleri zafere koşturmuş ve tarikatın tapınağı bu zaferle birlikte yıkılmıştır. Maceracılar, Elemental Kötülük Tapınağı'nın 579 CY'deki yeniden canlanma çabalarını bastırmayı başarmıştır.

Üçüncü gelişme, Iuz'un sadık orc ve insan hizmetkârlarının, kendilerini ortadan kaybolmuş olan efendilerine adamış fanatiklere dönüşmüş olmasıdır. Iuz'a sadık bu fanatiklerin liderleri zaman içerisinde büyülü güçler sergilemeye başlamış ve Furyondy'nin en kötü korkularını körüklemiştir. 570 CY'de, her işe burnunu sokan bir maceracı-savaşçı olan Lord Robilar, Iuz'u hapisten kurtarmış ve kaçmasına sebep olmuştur. Kendi topraklarına, güçlerini onun adına yönetecek olan aykırı bir ruhban sınıfını da beraberinde getirerek dönen Iuz artık eskisinden çok daha güçlü ve korkunçtur.

Fırtına Bulutları

Iuz'un dönüşünden Greyhawk Savaşları'na (570-581) kadar olan zaman dilimi, geriye bakıldığında daha sonra yaşanacak olan savaşların başlangıç süreci olarak görülür. Birtakım istikrar bozucu güçler tarih sahnesine çıkarak Flanaess'in eski güç dengelerini allak bullak etmiştir. Bu güçlerin en sinsi ve fırsatçısı, gizemli bir manastır tarikati olan Kızıl Kardeşlik'tir (Scarlet Brotherhood). İlk olarak 573 CY yılında rapor edilmişlerdir. Aynı yıl, Emridy Çayırı'nın kahramanı olan Furyondy Prensi Thrommel bu dünyadan göç etmiştir.

Aerdy'nin güney eyaleti ve Nyrond arasında zaman zaman meydana gelen çatışmaların sonucunda, Aerdy'nin o zamanki büyük kralı V. Ivid, "Altın İttifak" denilen Nyrond, Almor ve Demir Birlik güçlerine savaş açmıştır. 579 yılının erken dönemlerinde Nyrond ve Aerdy arasında patlak vermiş olan bu tatsız savaş 580 yılının sonlarına kadar sürmüş fakat hiç bir meseleyi çözmemiştir. Bu savaşın tek etkisi, hem Nyrond'un hem de Aerdy'nin hazinelerini ve insan gücünü tüketmiş olması ve 583 yılında başlamış olan kıta savaşlarına her iki tarafın da zayıflamış bir biçimde girmesine neden olmuş olmasıdır.

Haydut Krallıkların (Bandit Kingdoms) ve Boynuzlu Toplum'un (Horned Society) yapmış oldukları tahribatlar da Kalkan Topraklar (Shield Lands) bölgesine aynı şekilde zarar vermiş ve bütün bölgeyi harabeye çevirmiştir. Iuz bu gelişmeye dikkat kesilmiş ve fetih planlarını mükemmelleştirmek için bundan faydalanmıştır.

581 CY tarihinde, önemli fakat yeterince fark edilmemiş bir olay vuku bulmuştur. Kadim Flan efsanelerinde "fısıldanan kişi" olarak bilinen Vecna'ya bağlı bir ajan, Sekizler Halkası'nı (Circle of Eight) tamamiyle devirmiştir. Sekizler Halkası dengeleyici bir birim olarak yıllar boyunca titizlikle çalışmış, tek bir gücün Flanaess'in büyük bir bölümünü kontrolü altına almasını engellemiştir. Yaşanan bu olaydan sonra halkanın lideri Mordenkainen, çok güçlü büyüler kullanarak meslektaşlarını tekrar hayata döndürmeyi başarmıştır fakat 582'de kuzeyde savaş tekrar patlak verdiğinde Sekizler Halkası bir dağınıklık ve karmaşa içindedir.

Greyhawk Savaşları

582 CY'de tanrı Vatun ortaya çıkmış, Thillonrian Yarımadası'ndaki barbar kabile halklarına görünmüştür. Kadim efsanelerdeki kehanetlere göre, yüzyıllar önce yeryüzünden silinmiş olan tanrı Vatun'un tekrar ortaya çıkması, en kuzeyde yeni bir barbar imparatorluğunun doğuşunun alametidir. Ne yazık ki bu "Vatun" aslında Iuz'un ta kendisidir ve kuzeyli insanları kamçılayıp onlara savaş çılgınlığı aşılamaktadır.

Barbarlar kuzeydeki Taşyumruk mevzisini istila etmiştir. Iuz, mevzinin hakimi olan Sevvord Redbeard'a büyü yapıp onun aklını çeldiğinde Taşyumruk mevzisi de onlarla müttefik olmuştur. Bu birleşik güç daha sonra Haber Dağları'nı (Griff Mountains) aşarak Tenh Düklüğü'ne saldırmış, düklük hızlı bir biçimde bozguna uğratılmış ve parçalanmıştır. Barbar ittifağı kısa süre içerisinde dağılıp parçalarına ayrılmış olsa da gerekli zarar verilmiştir: Tenh ve Taşyumruk bölgeleri artık Eski Kişi'ye aittir. Anayurduna dönen Iuz bu olayların hemen ardından Boynuzlu Toplum, Haydut Krallıklar ve Shield Lands bölgesini hızlı bir başarı sergileyerek fetheder. Furyondy istila edilmiş ve ülkenin kuzeyde kalan bölgesinin büyük bir kısmı harabeye çevrilmiştir. Iuz, kuzey Flanaess'a ölüm korkusu yayarak hakim olmuştur.

Bölgedeki kaostan faydalanmak amacıyla V. Ivid, Büyük Krallık'ın ordularının tekrar bir araya gelmesini emretmiş, yüzyıllardır görmekte oldukları saygısızlıkların öcünü almaya niyetlenmiştir. Bunu takip eden savaş, kapsamı ve sonuçları açısından sarsıcı olmuştur. Almor bütünüyle yok edilmiş; Nyrond istila edilmiş; Sunndi fethedilmiştir. Bu olaylar sırasında Büyük Krallık'ın asilleri birbirleri ile karşılaşmış, çılgın krallarına olan korkuları ile komşularının topraklarını ele geçirmek istemişlerdir. Bu kaos ortamı içerisinde Medegia yağmalanmış, Rel Astra ise Büyük Krallık'ın kendi ordusu tarafından saldırıya uğramıştır. Ivid, kendi generallerini ve soylularını öldürtüp, hayattayken sahip oldukları bütün kabiliyetlere sahip zeki hortlaklar (animuse) olarak tekrar uyandırmak suretiyle sadakati sağlamaya çalışmıştır. Bu olayların sonucunda kendisi de suikaste kurban gitmiştir, fakat Hextor tapınağı onu hortlak olarak "hayata" döndürmüştür. Bu olaydan sonra Ivid, "Ölümsüz Ivid" olarak anılacak olan gerçek bir canavara dönüşmüştür.

Savaş çılgınlığı daha fazla savaşı beraberinde getirmiştir. 584 yılında, Greyhawk'ın güneyinde, Turrosh Mak adında bir yarı ork Pomarj'ın insan olmayan aşağılık kabilelerini bir araya toplamıştır. Mak'ın orduları kuzeye doğru galeyana gelmiş, bağımsız Vahşi Sahil'de bulunan şehirlerin bir kısmını fethetmiş, Ulek Prensliği'nin de neredeyse yarısını ele geçirmişlerdir. Ulek prensi Corond'un Yolande'ye yaptığı çağrı, Celene'in elf kraliçesinin kayıtsızlığı ile cevaplanmıştır. Celene kendi ülkesinin sınırlarını güvenilir müttefiklerine bile tamamen kapatmış, insanların savaşlarında elflerin kanının dökülmesini reddetmiştir.

Aynı sene, Flanaess çapındaki meclislerde danışmanlık yapan kimselerin Kızıl Kardeşliğin ajanları olduğu tespit edilmiş ve bu kardeşliğe dair yaşanan on yıllık paranoya gerçek olmuştur. Adalar Lordluğu, Idee, Onnwal ve Deniz Prensleri, yaşanan ihanetlerden veya istilalardan sonra Kızıl Kardeşlik bayrağının etkisi altında toplanmaya başlamıştır. Hepmonaland ve Amedio Ormanı bölgelerindeki barbarlar, ele geçirilmiş topraklarda güvenliğin sağlanması amacıyla kullanılmışlardır. Kızıl Kardeşliğin, kendilerini kadim Suel İmparatorluğu'nun kültürünü ve saflığını korumaya adamış olan ve bunu yaparken başkalarının hayatlarını hiçe sayan zalim ve ırkçı bir tarikat olduğu ortaya çıkmıştır.

Üç yıl boyunca Flanaess'in tamamı göklerde savaş bayraklarını dalgalandırmıştır. Milletler çökerken yeni imparatorluklar kurulmuştur. Dış boyutlardan iblisler, ifritler ve şeytani ırklar Iuz ve V. Ivid tarafından toplu halde celp edilmiş, savaşlarda yüzbinlerce ölümlü hayatını kaybetmiştir. Muharipler en sonunda savaşmaktan bıkmış ve barış ilan etmek üzere Greyhawk'ta toplanmıştır. 584 CY'nin hasat ayında (Harvester) Greyhawk Antlaşması imzalanmış, sınır çizgileri üzerinde uzlaşmaya varılmış ve düşmanlıklara son verecek fermanlar yazılmıştır.

Lâkin, antlaşmanın imzalanacağı Büyük İmza Günü aynı zamanda büyük bir ihanete de sahne olmuştur. Sekizler Halkası'nın bir üyesi olan Rary, yoldaşları Otiluke ve Tenser'i büyük bir büyüsel savaşta yok etmiş ve kaçmıştır. Pek çok kişi, Ket'in eski başbüyücüsü olan bu adamın elçileri rehin tutmayı umduğunu, hatta bu süreçte Greyhawk'ı bile ele geçirmek isteyebileceğini düşünmüştür. Aksine, o ve yandaşı olan Lord Robilar, kendi krallıklarını kurmak amacıyla Parlak Çöl'e gitmişlerdir. İşlerin daha fazla aksayacağından korkan vekiller Greyhawk Antlaşması'nı aceleyle imzalamıştır. Geçmişte yaşanmış olan büyük savaşlar, bu antlaşmanın imzalanmış olduğu yer sebebiyle ironik bir biçimde "Greyhawk Savaşları" olarak anılmaya başlayacaktır.

Son Toparlanış

"Barış Yılı" (585 CY) çok az tatsızlık yaşanmıştır. Ulek Prensliği'nde, Pomarj'dan gelen ork akıncılarına karşı bir savaş başlamış, batıda da Sterich'i geri almak için çabalar baş göstermiştir. Sekizler Halkası bütün üyelerini bir kez daha hayata döndürmüş, ortak bir refah sağlayabilmek amacıyla büyücülerinin tehlikeli veya gaddar olarak algıladığı bütün güçlere karşı harekete geçmeye başlamıştır.

585 CY sonbaharında, Nyrond Kralı III. Archbold genç oğlu Sewarndt tarafından suikaste kurban gitmenin eşiğinden dönmüştür. Başkentte kavgalar baş göstermiştir fakat Archbold'un en büyük oğlu Lynwerd günü zaferle kapatan kişi olmayı başarmış, tahtı 586 yılının ilk ayı içerisinde (Fireseek) devralmıştır. 587 yılında Kral Lynwerd, harap olmuş Almor'un büyük bir kısmını Nyrond'un bünyesine dahil etmiştir fakat şu anda sarsıcı zorluklardan dolayı sendelemekte olan ülkesini idare etmekle boğuşmaktadır.

586'nın üçüncü ayında (Coldeven) Veluna'lı Canon Hazen, Flanaess'i bütün kötü ruh ve iblislerden arındırmayı sağlayacak özel bir törende güçlü bir yadigar olan Rao'nun Asası'nı kullanmıştır. Iuz, Ivid ve diğer bağımsız kötü güçler tarafından çağrılmış olan dış dünya yaratıkları, "İblislerin Uçuşu" olarak anılacak olan bu büyülü saldırının gazabına uğramıştır. Furyondy kralı III. Belvor, Greyhavk Savaşları sırasında Iuz'a karşı kaybedilmiş olan toprakların geri alınmasını hedefleyen büyük bir askeri operasyon olan "Büyük Kuzey Seferi"nin ilan edilmesinde Canon Hazen'e katılmıştır. 588 CY'nin sonuna gelindiğinde Furyondy orduları ülkenin yeniden toparlanmasını sağlamış, Critwall ve Kalkan Topraklar'da bulunan Scragholme Adası da aynı şekilde toparlanmıştır. Iuz'un ajanları kaçarken ortaya çıkmış olan yıkım ve ahlaksızlıklar mücadelecileri usandırmıştır. Kral Belvor, Eski Olan'a sonsuza dek savaş ilan etmiştir ve Iuz'u kendi elleriyle, tamamen yok ederek geride hiçbir şey bırakmamaya ant içmiştir. Iuz'a karşı Furyondy ve Kalkan Topraklar'dan yapılmaya başlanan akınlar günümüze kadar devam etmiştir.

Iuz'un imparatorluğunun sınırlarında yaşanan savaşlar doğu sınırında da patlak vermiştir. Iuz'un Taş Mevzi (Stonehold) yöneticisi üzerinde kurmuş olduğu hakimiyet 588 yılında sona ermiştir. Bunun hemen ardından Tenh'de, Iuz'un ortak düşmanları olan Taş Mevzi, Pale ve Tenh mültecilerinin dahil olduğu çok taraflı bir savaş başlamıştır. Bu savaş günümüzde hâlâ devam etmektedir.

"İblislerin Uçuşu"ndan hemen sonra, V. Ivid'in artık büyük kral olmadığı Rauxes'te duyurulmuştur. Buna rağmen ölüp ölmediği kesinlik kazanmamıştır. Bu açıklamadan sonra Ivid'in generalleri ve soyluları öfke ve hırs ile dolarak Rauxes üzerine yürümüşler, başkant saatler içerisinde bir savaşın içine düşmüştür. Bu olayın ardından nelerin olup bittiğini hiç kimse net olarak açıklayamamıştır fakat şehrin kendisi kısa süre içerisinde bir büyü alanının içerisinde yutulmuştur. Yağmalanmış şehrin etrafında hâlâ hüküm sürmekte olan tekinsiz güç göz önünde tutularak, günümüzde pek az kişi gönüllü olarak Rauxes'e gitmektedir.

Parçalanmış olan Büyük Krallık'ın eyaletleri, bu sefer birbirine düşman iki güç oluşturacak şekilde tekrar bir araya gelmiştir. 586 CY'de, kuzey eyaletinin kralı Herzog Grenell kendini kuzey Aerdy'nin büyük kralı ilan etmiştir. Büyük kral I. Xavener, 587'de kurulmuş olan Ahlissa Birleşik Krallığını yeni başkenti Kalstrand'dan yönetmeye başlamıştır. Her iki lider de birbirini yok etmek istemiş fakat finansal sorunlar ve içeride yaşanmakta olan güç savaşları onları bundan alıkoymuştur. Her iki ülke de enerjilerini kendi ordularını ve altyapılarını yeniden kurmak için kullanmak zorunda kalmıştır. Demir Birlik'in hâlâ yaşamakta olan en büyük üyesi Sunndi, 589 yılında bir krallığa dönüşmüştür.

Kızıl Kardeşlik, Greyhawk Savaşları'nda pek çok kazanç elde etmiş fakat bu durum daha sonra tersine dönmüştür. 586'da Onnwal halkı işgalcilere karşı ayaklanmış, Kardeşlik'in başkent Scant'taki varlıklarının sayısını azaltmıştır. Idee 587 yılında kaybedilerek Ahlissa yönetimine girmiş, Deniz Prensleri'nin Mevzisi de 589 CY'de başlamış olan kanlı bir sivil savaşta yıkılmıştır. Buna rağmen Adalar Lordluğu hâlâ Kızıl Kardeşlik'in bayrağını taşımaktadır. Kardeşliğin ajanları, Flanaess genelindeki meclislere sızarak kirli oyunlarının tohumlarını ekmektedir.

Flanaess bugün yeni ve hareketli bir çağın eşiğindedir. Son on yıl içerisinde dehşet verici savaşlar, mülteci göçleri ve milletlerin bütünüyle yıkılıp kurulması gibi olaylar yaşanmıştır. Yabancı topraklara yapılan araştırmalarda artışlar yaşanmaktadır, ticaret yeniden yükselişe geçmiştir ve kahramanlık (ve kâr elde etme) fırsatları sınırsızdır. Flanaess, sunduğu maceralara hükmedecek ve kıtanın geleceğini şekillendirecek olan kimseleri beklemektedir.
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka