Gönderen Konu: Ayraç  (Okunma sayısı 448 defa)

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 739
Ayraç
« : Tem 18, 2011, 13:23:38 »
David Eddings - Elenium Üçlemesi

Sparhawk: Niye bizim gibi tam takım değil de basit bir örme zırh giyiyorsunuz? Bizimkisi daha avantajlı olmaz mı?

Ulath: Nehir geçmek zorundaysan olmaz ve geldiğim Thalesia'da bir sürü nehir vardır. Örme zırhı nehrin dibindeyken bile çıkarabilirsin ama diğeriyle kurtulamazsın.

Sparhawk: Bu anlamlı.

Ulath: Evet biz de öyle düşündük. Tam takım zırh giymemiz gerektiğini düşünen bir eğitmenimiz vardı.
Kardeşlerimizden birisini örme gömlekle nehirden aşağı attık. Gömleğini çözüp yukarı çıkması bir dakikadan az sürdü.
Eğitmen tam takım zırh giyiyordu, onu attığımızda yukarı çıkamadı.
Belki aşağıda daha ilginç bir şey buldu.

Sparhawk: Kendi eğitmeninizi mi boğdunuz yani!!?

Ulath: Hayır, onu zırhı boğdu. Sonra Sir Komier'i seçtik.
Salakça öneriler yapmayacak kadar anlayışlı.

J.R.R. Tolkien - Yüzüklerin Efendisi

"O halde Eomund oğlu Eomer, Atçanyurt'un Üçüncü Başkumandanı, müsadenle cüce Gloin oğlu Gimli seni ahmakça sözlere karşı uyarsın. Aklının eremeyeceği kadar zarif olan şeyler hakkında kötü konuşuyorsun; seni ancak aklının kıt olması affettirebilir."

Eomer'in gözleri alevlendi, Rohanlılar hiddetle mırıldanarak ve mızraklarını uzatarak halkayı daralttılar."Sakalınla makalınla kelleni uçururdum Cüce Efendi, eğer yerden biraz daha yüksekte olsaydı," dedi Eomer.

"O tek başına değil,"dedi Legolas gözden hızlı hareket eden elleriyle yayına bir ok yerleştirip gererek."Eliniz inmeden düşer kalırsınız."
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 739
Ynt: Ayraç
« Yanıtla #1 : Şub 08, 2016, 12:05:04 »
Mevki

Mevki; tüm drow dünyasında daha önemli başka bir sözcük yoktur. Bu onların -bizim- dinimizin bir gereği, açlık çeken yüreğin ardı arkası kesilmeyen uğraşıdır. İhtiras iyi niyeti bastırır, merhameti söküp atar. Hepsi O’nun adına yapılır: Lloth, Örümcek Kraliçe.

Drow toplumunda güce ulaşmak basit bir suikast işleminden geçer. Örümcek Kraliçe bir kaos tanrıçasıdır. Drow dünyasının gerçek hükümdarları olan Lloth ve onun ulu rahibeleri, ihtiras içinde zehirli hançerlerine sarılanlara kötü gözle bakmazlar.

Elbette ki davranış kuralları vardır ve her toplum bu kurallarla övünmelidir. Alenen cinayet işlemek ya da savaş ilan etmek göstermelik bir adaleti davet eder ve drow adaleti adına verilen cezalar acımasızdır. Bir savaşın karmaşası içinde ya da bir kuytunun karanlıklarında rakibin sırtına bir hançer saplamak ise oldukça kabul gören, hatta alkışlanan bir şeydir. Soruşturma drow adaletinin güçlü bir yönü değildir. Hiç kimse uğraşacak kadar umursamaz.

Mevki, Lloth’un yöntemidir; kaosu sürdürmek ve drow ırkından ‘çocuklarını’ kendilerinin yarattığı kişisel tutsaklıkları içerisinde tutabilmek için onlara bahşettiği ihtirastır. Çocuklar mı? Daha doğrusu piyonlar; Örümcek Kraliçe için raks eden bez bebekler; hissedilmez ancak güçlü ağlarına yapışmış kuklalar. Hepsi Örümcek Kraliçenin merdivenlerine tırmanır; hepsi onu memnun etmek için avlanır ve hepsi onu memnun etmek için av olur.

Mevki benim toplumumun çelişkisidir; gücün, güce duyulan açlığın içinde kısıtlanması. Güç ihanetle kazanılır ve güce sahip olana karşı ihaneti davet eder. Menzoberranzan’ın en kudretlileri, günlerini sırtlarını bulacak hançere karşı arkalarını kolaçan ederek geçirirler.

Ölümleri ise çoğunlukla önlerinden gelir.

Drizzt Do’Urden

R.A. Salvatore, Anayurt (Homeland)
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka

Kharnos

  • Narrator
  • - 20 -
  • İleti: 739
Ynt: Ayraç
« Yanıtla #2 : Şub 11, 2016, 14:10:22 »
Arren sordu, "Lorbanery'de ne arayacağız?"

"Aradığımız şeyi," dedi Çevik Atmaca.

"Enland'da," dedi Arren bir süre sonra, "öğretmeni taştan olan bir çocuğun hikayesini anlatırlar."

"Öyle mi?... Ne öğrenmiş peki?"

"Soru sormamayı."

Ursula K. Le Guin, Yerdeniz III - En Uzak Sahil
Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.
Franz Kafka